Kurtuluş Savaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurtuluş Savaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2019 Perşembe

Dil ve Bölücülük

Posted by Шlэрэнкъо

Balkanlarda İşgal Altındaki Bir Kasabayı Kurtaran Çerkes Atlılar
Twierat -AJS-1877

Yukarıdaki resim;

1877 de Binlerce yıllık Anadilleri "Çerkesçe"den başka dil bilmeyen Çerkeslerin sadece kendilerini değil, diğer etnik Türk yerleşim yerlerini de koruduklarının inkar edilemez kanıtıdır.
Eğer  bir halkın kendi ana dilini bilip konuşuyor olması "bölücülük" vesilesi olsaydı, o gün bu insanlar diğer Türk yerleşim yerlerini katiyen korumazlardı. Çanakkalede savaşmaz, Kurtuluş savaşına hiç katılmazlardı. Lakin hepsine en önde ve nüfuslarına oranla en yüksek sayıda katılmışlardı.
Peki nedir bu gün bize zorla unutturulan anadilimizi öğrenme talebimiz karşısında küstahça" Bölücü" yaftası yapıştırılmasının altında yatan gerçek sebep?
Ya megalomani, yada bir aşağılık kompleksi var bu işte. Hangisi? Onu çözemedim bir türlü.
Coğrafya adı "Anadolu" olan bölgede bir çok etnisitenin yaşıyor olmasına  rağmen,   "Türkiye Cumhuriyeti" adı altında kurulan devletin ana politikası "Türk" etnisitesi dışında kalan tüm müslüman unsurların başta anadillerini, kılık/kıyafet dahil tüm kültürlerini yasaklayıp yok olmalarını  sağlamaktı. Bu "Yok Edicilik"in hiç bir sakıncası yoktu ama uydurma "bölücülük" büyük bir günah.
"Türk" etnisitesinin olduğundan çok daha büyük ve güçlü görünmesinin tek çıkar yolu diğerlerini kendi kültürlerinden kopararak "Türk" etnisitesine dahil etmekle mümkündü. Nitekim büyük ölçüde başarı sağlandı.
Bunu gizlemek içinde "Türk" adının bir etniğe değil T.C. sınırları içinde yaşayan herkesin ortak adı olduğu saçmalığını ileri sürüyorlar.
Bugün anadil eğitimi talep eden Çerkesler karşısında ilk saldırıya geçen, asimilasyonun çarkından çıkmış yine ÇerkeZler oluyor.
Hemen Amerika'yı örnek veriyorlar. Diyorlar ki; Amerikada herkes hiç gocunmadan "Ben Amerikalıyım" diyebiliyor. Siz niye Türkiyede "Ben Türküm" diyemiyorsunuz?
Amerika tıpkı Anadolu gibi bir coğrafyanın adıdır. Hiçbir Amerikalı İngiliz, resmi dilin ingilizce olmasına rağmen bütün Amerikalıların İngiliz olduğunu iddia edemez. Anında tımarhaneyi boylatırlar adama. Ama Anadoluda yaşayan herkes oradakinin tam tersine "Türk" olmak zorunda imiş. İtirazı olan ....imiş. Sanki babasının çiftliği imiş gibi "Beğenmiyorsan .... git." diyebiliyor aklı evveller. 
Birde öyle bir çifte standartları varki, Avrupa'da yaşayan vatandaşlarına asimile olmamaları konusunda uyarılarda bulunarak, muhatap ülkelerden onlar için "Demokratik Hak" talep edebiliyorlar hiç utanmadan. 

Onlar hiç "Bölücü" olmuyor. Ama sen burada demokratik hak istediğinde şakk diye "bölücü" yaftası yapıştırılıyor sana.

Velhasıl amaç şu;
 Bölücülük bahanesiyle diğer halkları kültürel olarak yok ederek, hibrit bir "Türk Milleti" yaratmaktır.

16 Ekim 2019 Çarşamba

Ethem Bey in düzenli orduya karşı olduğu "Palavra"dır.

Posted by Шlэрэн
   
Kuvva-i Seyyare Genel Kumandanı Pşışaw Ethem Bey



                     Ethem Bey'in düzenli orduya karşı olduğu iddiaları büyük bir yalandır. Eğer Ethem Bey düzenli orduya karşı olsaydı, Yunanlılarla yaptığı savaşlarda ganimet olarak eline geçirdiği top, tüfek, mitraliyöz v.b. silah/mühimmatları asla düzenli orduya hibe etmez, kendi tasarrufunda bulundururdu.

                     Ethem Bey'in asıl amacı, TBMM tarafından bir an önce düzenli ordunun kurulup, topyekün bir mücadele ile vatanın işgalden kurtarılarak, milletçe yeniden normal hayata dönülmesiydi. Ne varki TBMM deki ciddiyetten çok uzak o günün mebusları kendi maaşlarına fahiş zam yapmakla meşguldüler.

                    Ankara hükümetinin  Kuvva-i Seyyare'nin Düzenli Orduya katılması( Tam anlamıyla Tasfiyesi) talebi,  Bilecik buluşması esnasında kendisine başarısız bir suikast teşebbüsünde bulunulması sebebiyle Ethem Bey ile Ankara hükümtinin aralarındaki iplerin kopmasının ardından gelmesi manidardır. O zamana kadar zaten Ethem Beyin Kuvva-i Seyyaresi Düzenli Ordunun Ali Fuat Paşa kumandasındaki Garp Cephesi Kumandanlığına bağlı olarak faaliyet gösteriyordu.

                    Ethem Beyin kabul etmediği;
 Hiçbir askeri başarısı olmayan, cephede askerleri savaşırken dahi samanlıkta saklanırken yakalayıp kırbaçladığı ve samimiyetine hiç güveninin  kalmadığı taze Garp Cephesi Kumandanı olan İnönü'nün doğrudan idaresi altına girmekti. Ve bunda da yerden göğe kadar haklıydı.
                    Kendisine rütbe teklif edildiği halde rütbe beğenmedi şeklindeki asılsız söylemleri de aşağıdaki sözüyle geçersizleştirmiştir

                    "Aziz vatanım için herkesten önce yola çıktım.  Mevki ve makam hiç düşünmedim. Hayatlarında 300 lirayı bir arada görmemiş olanlar verdikleri oylarla beni "HAİN" ilan ettiler." demesi de katiyen bir mevki, makam yada iktidar mücadelesi içinde olmadığının da en bariz kanıtıdır.

29 Eylül 2019 Pazar

ÇerkeZ Ethem. Dünya'nın en korkak adamı.

Posted by Шlэрэнкъо

Çerkez Ethem Dünya'nın gelmiş geçmiş en korkak adamıdır.

                        Öyle bir korkuyordu ki "Vatan"sız kalmaktan; Doğup büyüdüğü,  "Vatan" bildiği Osmanlı devleti dağılmasın diye, en sorunlu bölgelerinde ölüm pahasına savaşarak tam 17 kurşun yarası almıştı bu yüzden.
                     
                        Öyle bir korkuyordu ki zapt-ı rapt altında yaşamaktan, İngilizler İstanbul'u işgal edince, idam edilmeyi bile göze alıp Padişaha mektup yazıyordu;
-"Padişahsan padişahlığını bil. Ya ordunun başına geçip düşmanları kov, yada o makamı terket." diye.

                       Öyle bir korkuyordu ki bir kadını incitmekten,
-"Ben sevgimi dünya güzeli de olsa bir kıza veremem. Ben vatan için savaşma aşkıyla doluyum. Eğer seninle evlenirsem, perişan olursun. Sürekli yolumu gözler, sonunda dul kalırsın. Ben savaşmak için yaratılmışım." diyerek  reddebiliyordu en sevdiği kadınla evlenmeyi.

                        Öyle bir korkuyordu ki yeniden vatansız kalmaktan, babası Ali Beyin;
- "Bir vatanımızı kaybettik Çakır. Bunu da kaybetmeyelim. Servetsiz yaşanır ama vatansız yaşanmaz. " demesi  yetti herşeyi göze almasına.

                        Öyle bir korkuyordu ki milletinin küffarın taciz ve tecavüzüne uğramasından, hasta halini bile umursamadan her türlü engele rağmen Ege dağlarını dar ediyordu Yunan'a.

                        Öyle bir korkuyordu ki "Aziz Vatan" ının elden çıkmasından, İç savaş çıkarmayı göze almış, arkadan vuran alçakları bertaraf edebileceğini bile bile saldıramıyordu sırf Yunan'a fırsat vermemek için.

                        Öyle bir korkuyordu ki affedilmiş bir "HAİN" olarak vatanına dönmekten, haksızlığa uğramış  mağdur bir kişi olarak yad ellerde Rabbine yürüdü gitti.

Söyleyin. 


Sizce bu adam korkak değil mi?

24 Eylül 2019 Salı

ÇerkeZ Ethem mi cahil, yoksa ona "Cahil" diyen cühela mı?

Posted by Шlэрэнкъо







Yıllardır Ethem Beyi cahil, çetecilikten başka birşeyden anlamayan basit bir kişi olarak ifade eden bir sürü densiz aşağıda soracaklarımı cevaplasın lütfen...
Sizce cahil birisi;
1- Bakırköy Küçük Zabit Mektebi( Ast subay okulu) ni 1.likle bitirebilir mi?

2- Hadi oldu diyelim; Daha sonraki askerlik görevlerindeki başarılarından dolayı Vekil-i Zabit(Teğmen) rütbesine terfi edebilir mi?

3- 1. Dünya savaşında Teşkilat-ı Mahsusa bünyesinde 250 milyon nüfuslu bir imparatorluğun  en problemli bölgelerinde gizlilik ve tehlike seviyesi çok yüksek operasyonlarında görev alabilir mi?

4- Osmanlı devletinde yüzlerce paşa, binlerce zabit çaresizlikten kıvranırken 2bin süvari 3 bin piyadeden oluşan bir direniş örgütleyebilir mi?
     Şu aşağıdaki resimde kırmızı çizgi ye iyi bakın. Hangi cahil 220 Km uzunlukta bir cephede kendinden 20 kat fazla mevcudu olan orduya 2 yıl boyunca direnebilir?
  
Batı Cephesi (220 Km) uzunlukta Kuvva-i Seyyare Savunma Hattı

5- Hadi örgütledi diyelim. bu 5bin kişi ile 200bin kişilik bir orduya 19 ay boyunca kan kustururcasına 376 çarpışmada zafer kazanabilir mi?

6- 2bin süvari için en az 2bin at gerekir. Sadece  bunların yemini temin edebilir mi?

7- Emrindeki 5bin kişinin tamamı birer "ölüm makinesi"ne dönüşmüş silahşör. Bunları bir cahil idare edebilir  mi?
Cevap ver! Böyle bir askeri dehaya "Cahil" diyen  cühela....

13 Nisan 2019 Cumartesi

27 Nisan 2018 Cuma

Meydancının Ebesi

Posted by Шlэрэнкъо

Yıl 2015. Yer #Eskişehir- #Çifteler. 
Bir sanayi tesisinin şantiye yemekhanesi.
Öğle yemeği esnasında telefonum çalıyor. Arayan bir #Adığe arkadaş. Telefonumda bir Adığe müziği ayarlı zil sesi olarak. İnceden #Adığabze muhabbet ediyoruz. Muhabbet bittikten sonra yan masadan bir genç merak ediyor.
- Abi neyce konuştunuz siz az önce?
-#Çerkezce birader. Hiç duymadın mı daha önce?
- Yok abi duymadım. Bizim oralarda yok.
 Derken muhabbet iyice koyulaşıyor. Konu #Çerkezlerden #KurtuluşSavaşı 'na geliyor.
Yemekhanenin meydancısı da lafa giriyor. Adeta böbürlenerek;
- Benım ebem Yonan bizim köve gelince onlara ayran, çay-may götürüverirmiş!!!
Yemekhanede hınzırca bir kahkaha tufanı kopuyor anında.
Yaaaa. İşte böyle.... #EthemBey ve biraderleri #Ege 'yi #Yunan'a dar ederken kimsenin ebesi Yonana çay-may götürmek zorunda kalmıyordu. Ne zamanki  #Pşışaw kardeşler büyük kahramanlar tarafından ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldı... Yunan birlikleri bendi yıkılmış sel suları gibi  ilerlediler. Çok kısa bir sürede değil Eskişehir, ta #Ankara kapılarına dayandı. Kendilerine büyük kahramanlık payeleri biçtikleri #SakaryaMeydanMuharebesi 'ni de, yine bir Çerkez komutan #KazımKarabekirPaşa'nın imdatlarına yetişmesi sayesinde kazandılar.

Velakin nankörlük ve ihanet olmaya görsün birinin kanında....

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Subscribe Now: standard

Translate