çerkez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çerkez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2020 Cumartesi

Adığe Kültürü ve Bulaşıcı Hastalıklar

Posted by Шlэрэнкъо

                 Mitolojik çağlara dayanan kadim Adığe kültüründeki kılık-kıyafet, aksesuar ve beslenmede kullanılan malzemeleri incelediğimizde görüyoruz ki, gümüş ile probiyotikler çok önemli bir yer tutmaktadır.
                 Kıyafetlerde ve aksesuarlarda kamçıya  varıncaya kadar yoğun olarak kullanılan, üzerinde mikrop/virüs ve bakteri barındırmayan yeryüzündeki tek element olan gümüş önemli bir yer tutmaktadır.



                 Bu asla tesadüf olamaz.




                 Kadın kıyafet(Saye)lerinde ve aksesuarlarında gümüş sim ile süsleme sanatı son derece gelişmiştir.

             
                 Yeme-içme,  kap-kacaklarında da durum pek farklı değildir. İçeceklerini koydukları Bjenin bile ağız kısmı tamamen   gümüşten olup, diğer taraflarıda işlemeli yapılmaktadır.




                 Kılıç, kama ve kemer gibi erkek aksesuarlarında da çok yoğun bir şekilde gümüş kullanılmakla birlikte atların  eğer(Vuane)lerinde, diğer koşum takımlarında  dahi gümüş işlemeler göze çarpar.



                 Yiyeceklerde ise Şipsı diye adlandırılan en meşhur yemeklerinde, içinde çok yüksek oranda gümüş molekülü barındıran Ceviz kullanılması sadece lezzetle alakalı değildir elbet.
                 Kefir, yoğurt, ve kundıpsıuw gibi probiyotikler sofraların vazgeçilmezleridir. Probiyotiklerin insan bağışıklık sistemini güçlendirdiğini de atalarımız çok eskiden keşfetmiş olmalılar ki, nesilden nesile aktarılan bu kültür sayesinde, çok uzun yaşayabilen 100 yaşın üzerinde büyük oranda mevcudu olan bir halktı Adığeler.
                 Ne zaman hayatımıza melamin, plastik türü  petrokimya ürünleri girdi, ne zaman gümüş, nikel(kalay)kaplama yerine alüminyum kap- kacak girdi ise artık yukarıda belirttiklerimizin bir hükmü kalmadı maalesef.
Sağlık ve sıhhatli günler dileğiyle...

24 Ekim 2019 Perşembe

Dil ve Bölücülük

Posted by Шlэрэнкъо

Balkanlarda İşgal Altındaki Bir Kasabayı Kurtaran Çerkes Atlılar
Twierat -AJS-1877

Yukarıdaki resim;

1877 de Binlerce yıllık Anadilleri "Çerkesçe"den başka dil bilmeyen Çerkeslerin sadece kendilerini değil, diğer etnik Türk yerleşim yerlerini de koruduklarının inkar edilemez kanıtıdır.
Eğer  bir halkın kendi ana dilini bilip konuşuyor olması "bölücülük" vesilesi olsaydı, o gün bu insanlar diğer Türk yerleşim yerlerini katiyen korumazlardı. Çanakkalede savaşmaz, Kurtuluş savaşına hiç katılmazlardı. Lakin hepsine en önde ve nüfuslarına oranla en yüksek sayıda katılmışlardı.
Peki nedir bu gün bize zorla unutturulan anadilimizi öğrenme talebimiz karşısında küstahça" Bölücü" yaftası yapıştırılmasının altında yatan gerçek sebep?
Ya megalomani, yada bir aşağılık kompleksi var bu işte. Hangisi? Onu çözemedim bir türlü.
Coğrafya adı "Anadolu" olan bölgede bir çok etnisitenin yaşıyor olmasına  rağmen,   "Türkiye Cumhuriyeti" adı altında kurulan devletin ana politikası "Türk" etnisitesi dışında kalan tüm müslüman unsurların başta anadillerini, kılık/kıyafet dahil tüm kültürlerini yasaklayıp yok olmalarını  sağlamaktı. Bu "Yok Edicilik"in hiç bir sakıncası yoktu ama uydurma "bölücülük" büyük bir günah.
"Türk" etnisitesinin olduğundan çok daha büyük ve güçlü görünmesinin tek çıkar yolu diğerlerini kendi kültürlerinden kopararak "Türk" etnisitesine dahil etmekle mümkündü. Nitekim büyük ölçüde başarı sağlandı.
Bunu gizlemek içinde "Türk" adının bir etniğe değil T.C. sınırları içinde yaşayan herkesin ortak adı olduğu saçmalığını ileri sürüyorlar.
Bugün anadil eğitimi talep eden Çerkesler karşısında ilk saldırıya geçen, asimilasyonun çarkından çıkmış yine ÇerkeZler oluyor.
Hemen Amerika'yı örnek veriyorlar. Diyorlar ki; Amerikada herkes hiç gocunmadan "Ben Amerikalıyım" diyebiliyor. Siz niye Türkiyede "Ben Türküm" diyemiyorsunuz?
Amerika tıpkı Anadolu gibi bir coğrafyanın adıdır. Hiçbir Amerikalı İngiliz, resmi dilin ingilizce olmasına rağmen bütün Amerikalıların İngiliz olduğunu iddia edemez. Anında tımarhaneyi boylatırlar adama. Ama Anadoluda yaşayan herkes oradakinin tam tersine "Türk" olmak zorunda imiş. İtirazı olan ....imiş. Sanki babasının çiftliği imiş gibi "Beğenmiyorsan .... git." diyebiliyor aklı evveller. 
Birde öyle bir çifte standartları varki, Avrupa'da yaşayan vatandaşlarına asimile olmamaları konusunda uyarılarda bulunarak, muhatap ülkelerden onlar için "Demokratik Hak" talep edebiliyorlar hiç utanmadan. 

Onlar hiç "Bölücü" olmuyor. Ama sen burada demokratik hak istediğinde şakk diye "bölücü" yaftası yapıştırılıyor sana.

Velhasıl amaç şu;
 Bölücülük bahanesiyle diğer halkları kültürel olarak yok ederek, hibrit bir "Türk Milleti" yaratmaktır.

29 Eylül 2019 Pazar

ÇerkeZ Ethem. Dünya'nın en korkak adamı.

Posted by Шlэрэнкъо

Çerkez Ethem Dünya'nın gelmiş geçmiş en korkak adamıdır.

                        Öyle bir korkuyordu ki "Vatan"sız kalmaktan; Doğup büyüdüğü,  "Vatan" bildiği Osmanlı devleti dağılmasın diye, en sorunlu bölgelerinde ölüm pahasına savaşarak tam 17 kurşun yarası almıştı bu yüzden.
                     
                        Öyle bir korkuyordu ki zapt-ı rapt altında yaşamaktan, İngilizler İstanbul'u işgal edince, idam edilmeyi bile göze alıp Padişaha mektup yazıyordu;
-"Padişahsan padişahlığını bil. Ya ordunun başına geçip düşmanları kov, yada o makamı terket." diye.

                       Öyle bir korkuyordu ki bir kadını incitmekten,
-"Ben sevgimi dünya güzeli de olsa bir kıza veremem. Ben vatan için savaşma aşkıyla doluyum. Eğer seninle evlenirsem, perişan olursun. Sürekli yolumu gözler, sonunda dul kalırsın. Ben savaşmak için yaratılmışım." diyerek  reddebiliyordu en sevdiği kadınla evlenmeyi.

                        Öyle bir korkuyordu ki yeniden vatansız kalmaktan, babası Ali Beyin;
- "Bir vatanımızı kaybettik Çakır. Bunu da kaybetmeyelim. Servetsiz yaşanır ama vatansız yaşanmaz. " demesi  yetti herşeyi göze almasına.

                        Öyle bir korkuyordu ki milletinin küffarın taciz ve tecavüzüne uğramasından, hasta halini bile umursamadan her türlü engele rağmen Ege dağlarını dar ediyordu Yunan'a.

                        Öyle bir korkuyordu ki "Aziz Vatan" ının elden çıkmasından, İç savaş çıkarmayı göze almış, arkadan vuran alçakları bertaraf edebileceğini bile bile saldıramıyordu sırf Yunan'a fırsat vermemek için.

                        Öyle bir korkuyordu ki affedilmiş bir "HAİN" olarak vatanına dönmekten, haksızlığa uğramış  mağdur bir kişi olarak yad ellerde Rabbine yürüdü gitti.

Söyleyin. 


Sizce bu adam korkak değil mi?

24 Eylül 2019 Salı

ÇerkeZ Ethem mi cahil, yoksa ona "Cahil" diyen cühela mı?

Posted by Шlэрэнкъо







Yıllardır Ethem Beyi cahil, çetecilikten başka birşeyden anlamayan basit bir kişi olarak ifade eden bir sürü densiz aşağıda soracaklarımı cevaplasın lütfen...
Sizce cahil birisi;
1- Bakırköy Küçük Zabit Mektebi( Ast subay okulu) ni 1.likle bitirebilir mi?

2- Hadi oldu diyelim; Daha sonraki askerlik görevlerindeki başarılarından dolayı Vekil-i Zabit(Teğmen) rütbesine terfi edebilir mi?

3- 1. Dünya savaşında Teşkilat-ı Mahsusa bünyesinde 250 milyon nüfuslu bir imparatorluğun  en problemli bölgelerinde gizlilik ve tehlike seviyesi çok yüksek operasyonlarında görev alabilir mi?

4- Osmanlı devletinde yüzlerce paşa, binlerce zabit çaresizlikten kıvranırken 2bin süvari 3 bin piyadeden oluşan bir direniş örgütleyebilir mi?
     Şu aşağıdaki resimde kırmızı çizgi ye iyi bakın. Hangi cahil 220 Km uzunlukta bir cephede kendinden 20 kat fazla mevcudu olan orduya 2 yıl boyunca direnebilir?
  
Batı Cephesi (220 Km) uzunlukta Kuvva-i Seyyare Savunma Hattı

5- Hadi örgütledi diyelim. bu 5bin kişi ile 200bin kişilik bir orduya 19 ay boyunca kan kustururcasına 376 çarpışmada zafer kazanabilir mi?

6- 2bin süvari için en az 2bin at gerekir. Sadece  bunların yemini temin edebilir mi?

7- Emrindeki 5bin kişinin tamamı birer "ölüm makinesi"ne dönüşmüş silahşör. Bunları bir cahil idare edebilir  mi?
Cevap ver! Böyle bir askeri dehaya "Cahil" diyen  cühela....

12 Mart 2019 Salı

Çerkez Ethem'in Çerkeslere zararı ne?

Posted by Шlэрэнкъо



Çerkez Ethem Çerkeslere haindir. Hep Çerkes asmış kesmiştir. derler.

Bizde onlara soralım;
 
Kimleri asmıştı o? Astıkları çokmu masumdu?
Bekir Sami Bey ve Rauf Orbay Emre Köye gelip Ethem Beye Yunan işgaline karşı mücadele başlatması için ricacı olduklarında....

Babası Ali Bey;

-"Bir vatanımızı kaybettik Çakır. Bunu da kaybetmek olmaz. Servetsiz yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Ne yapmamız lazımsa yapalım." demişti ya...

Bu sözün anlamı nedir?

Bu bahsedilen vatan neresi?

O vatanı kaybedenler kimler? 

Birşey yapılmazsa, bu ikinci vatanından da olacaklar Çerkesler değil de Çingeneler mi?

Yukarıda bahsi geçen söz üzerine Redd-i İlhak mücadelesi başlatan Ethem Bey, Çerkes kimliğinden dolayı bir tek kişi olsun asmış mıdır? Yoksa, mücadeleye sekte vurmaya çalışan her kim olursa olsun akrabalarını dahi olsa  asmamış mıdır?

Ha birde derler ki Çerkesler onun yüzünden çok zarar gördü.

Yine soralım;

Ya Çerkeslere sırf Çerkes oldukları için birçok zulüm uygulayanları, çoluk çocuk demeden asanları, Suçlu suçsuz demeden sürgün edenleri  ilah edinirsiniz de, hedefin sadece kendisi olmadığını, bu zulmün tüm Çerkeslere uygulanacağını bilse idi hiç çekip gider miydi? 
Ankarada taş üstünde taş,  gövde üstünde baş bırakırmıydı? diye sormaz mısınız kendinize?
Siz var ya siz...
Çerkesçilik kisvesi altında Çerkesliğe ihanet edenlersiniz.

Vicdan. Biraz vicdan...

21 Kasım 2018 Çarşamba

Kuştenhable'nin Kuruluşu

Posted by Шlэрэнкъо

Kuştenqo Bram,
 

                    Kafkas-Rus savaşlarının kucağına doğmuş, çocukluk yaşlarını atlatır atlatmaz, gençlik nedir kaşen-şeşen nedir bilmeden, cepheden cepheye koşmuş yiğit bir Adğe savaşçısıdır Kuştenqo 
Bram.
24 Mart 1864 Atkuağje de savaşın kaybedildiği kesinleşince yıllardır uğruna cansiperane savaştığı yurdu artık rus tahakkümü altındaydı.  Ne yapması gerektiğini uzun uzun düşündü günler boyu. En sonunda o da diğer müslüman Adğeler gibi Osmanlı topraklarında dini baskı görmeyeceğini düşünerek sürgüne dahil olmaya karar kıldı. Etrafındakilere kararını açıkladığında bu gözüpek savaşçının niyetini öğrenen yedi aile daha ona katılmak istediklerini beyan ettiler.
Kuştenqo ve beraberindekiler yanlarında götürebilecekleri herşeyi de alarak, yola çıktılar. Günlerce dağları dereleri aşarak yorgun ve bitkin bir halde Karadeniz kıyısına ulaşabildiler. Karşılarına çıkan manzara tam bir mahşeri andırıyordu. Her yerde yorgun, bitkin, hasta kadını-erkeği, yaşlısı-genci ölümün peşinde kol gezdiği insanlar görüyorlardı. Kendilerini Osmanlı kıyılarına götürecek bir gemi bulma derdindeydiler hepsi. Yarı aç yarı tok günlerce bir gemiye binebilmek için orada konaklamışlardı. Nihayet Kuştenqo ile yanındakiler İstanbul'a gidecek bir gemide yer bulabildiler. Karadenizin azgın dalgalarıyla uzun süre boğuştuktan sonra İstanbul'a ulaştılar.
Gemiden indiklerinde görevli memur onları kayıt altına aldı. Yerleşim yeri konusunda bilgileri olmadığından memurdan yardım talebinde bulundular. O da sarayda tanıdığı bir Çerkes paşaya yönlendirdi Kuştenqoyu. Birlikte bahsedilen paşanın yanına gidip yerleşim yeri konusunda yardım istediler. Paşa;
- Yanındakiler burada kalsın. Sen gemiyle Bandırma tarafına geç. O tarafta yerleşmiş Çerkeste çok var. Yabancılık çekmezsiniz oralarda. Neresini beğenirsen bir haritasını çıkarıp bana getir. der.
Kuştenqo yanında kağıt-kalem ile ilk vapura biner ve Bandırma'ya ulaşır. Manyas ile Mihaliç arasındaki Arnavutların sahiplendiği uçsuz bucaksız ovaların ortalarında kalan bir bölgeyi beğenir. haritayı çıkarabilmek için biraz zamana ihtiyaç vardır. O zamanlar Hüdavendigar Sancağı'nın Mihaliç nahiyesine bağlı Kepekler Köyünde yatıya kalır. Bu yabancıyı gören  bir Arnavut Mehmet ağa Kuştenqoya sorar;
- Hayırdır. Ne ararsın buralarda bre?
Kuştenqo dil bilmediği için "tanrı misafiri" olduğunu işaret diliyle izah etmeye çalışır. Arnavut tanrı misafiri olduğunu düşündüğü Kuştenqo yu ağırlamak için evine davet eder. Onun da canına minnet. Birlikte akşam yemeği yerler ve yatarlar. O gece dolunay ve açık bir gökyüzü tam Kuştenqo'nun işine yarayacak ortam sağlar. Gece yarısında tuvalet ihtiyacı olduğunu bahane ederek kalkar. Lakin, tuvalet oldukça uzaktır ve avluda koca koca çoban köpekleri vardır. Köpekler misafire saldırmasın diye ev sahibi olan Arnavut Kuştenqoya refakat  ederek tuvaletin yanına kadar gitti. Üstü açık tuvaletten etrafı kolaçan eden Kuştenqo mihmandarı Arnavuta hissettirmeden bölgenin krokisini yanında getirdiği kağıda çiziverdi. Tekrar eve dönerek sabaha kadar uyudular. Sabah beraberce kahvaltı ettikten sonra Kuştenqo teşekkür ederek müsaade istedi ve Bandırma'ya döndü. Yine vapurla İstanbul'a dönerek paşanın yanına gitti. Hazırladığı krokiyi  paşaya vererek o bölgeye yerleşmek istediğini, ancak Arnavutların problem çıkaracaklarını  belirtti. Paşa haritadaki bilgilere istinaden Kuştenqo adına bir tapu hazırlattı ve yanına bir zabit görevlendirdi.
Görevli zabit, Kuştenqo ve mahiyetindaki aileler vapurla yeniden Bandırma'ya ulaştılar. Zabit jandarma karakolundan yanına birkaç da jandarma alarak, Kepekler'de Kuştenqoyu misafir eden Arnavutun evine gittiler. Karşısında Kuştenqoyu yanında zabit ve jandarmaları görünce şaşkına döndü. Durum izah edildiğinde öfkelendiği her halinden belli olan Arnavut zabit ve jandarmaların koruması altında ve tapu kaydı yapılmış olduğu için zabit ve jandarmalarla münakaşa etmeyi göze alamadı. Yeni yerleşimcilere karşı yanlış bir tutuma girmemeleri tenbihlendi. Zabit ve jandarmalar görev yerlerine dönüp, Yerleşik Arnavutlarla Kuştenqo ve mahiyetindekiler başbaşa kaldıklarında aralarında aylarca süren kavgalar yaşandı. Arnavutlar yıllardır kullandıkları bu arazileri bu yeni gelenlerin ekip biçmesini hazmedemiyorlardı. Daha sonra yirmi Çerkes aile daha oraya yerleşti ve köyün adı Kuştenhable olarak anılmaya başladı. Çerkeslerin ektiklerini Arnavutlar sürüyor, yerine başka bir şey ekiyordu. Çerkeslerde aynı şekilde misilleme yapıyorlardı. Aralarında çıkan kavgalardan sonra Çerkesler Arnavutları sindirmeyi başardılar. Bu arada karşılıklı evliliklerde gerçekleşmeye başladı. Arnavutlar Kuştenhable sınırındaki tarlalarını işlemeye Çerkeslerle akrabalık bağı oluşmuş olanları gönderiyorlardı. Böylece çatışma yaşanmadan herkesi kendi işini yürütmesi mümkün oluyordu.
Kuştenqo Bram, nam-ı diğer İbram Ağa birgün hastalandı. Bandırma'daki Pertevniyal Hastanesinde tedavi olurken orada vefat etti. Uğruna onca mücadele ettiği Çerkeslerden hiçbiri onu arayıp sormadı. Hiç evlenmediği için çoluk çocuğu da yoktu onu sahiplenecek. Tesadüfen hastanede bir yakınını görmeye gelen Arnavut Mehmet ağa, onun mevtasının sahipsiz kaldığını öğrenince bütün cenaze işlemlerini üstlenerek defin işlemlerini gerçekleştirdi.
Şu gün bile Kuştenqo Bram'ın akibetini de, mezarının yerini de Kuştenhable(Ilıca Boğazı Köyü) Çerkeslerinin hiçbiri ne merak eder, nede bilirler....

Kaynak :Cemal Çetinkaya



19 Ekim 2018 Cuma

Bir Umut Yeter Senaristi Oku da Cevap Ver. Kimmiş "Sütü Bozuk"?


Kocamın Yakın arkadaşımdan Çocuğu Var! Not: Alttaki yorumlarıda okuyun...

İşte ismini vermek istemeyen izleyicinin açıklamaları;

"Eşimle 6 aylık evliyken büyük bir kavga ettik. Eşim de sinirlenip evden çıktı. O akşam gidip alkol almış. Sarhoş bir şekilde eve dönerken de komşularım eşimi fark edip eve davet etmişler. Eşime ayılması için kahve ikram edeceklermiş. Fakat evde kahve olmadığını fark ettiklerinde komşumun eşi eve 5 dakika mesafedeki bakkala kahve almaya gitmiş. ARKADAŞIMI 5 DAKİKADA HAMİLE BIRAKMIŞ"O sırada kocamla en yakın arkadaşım baş başa kalmışlar. Bu beş dakikalık süre içerisinde eşim, arkadaşımı hamile bırakmış. Ben bu olayı yaklaşık bir yıl sonra arkadaşım kocasından ayrıldığı zaman öğrendim.

"KOCASI, BEBEĞİN EŞİME BENZEDİĞİNİ FARK ETMİŞ"
Arkadaşımın kocası yeni doğan çocuğun eşime benzediğini fark etmiş ve herkese anlatmış. Eşim de o zaman bana gelip sarhoş olduğu gece onlara gittiğini fakat hiçbir şey hatırlamadığını söyledi.

"ARKADAŞIM HER ŞEYİ İTİRAF ETTİ"

Ben de eşimin anlattıklarını arkadaşıma anlattığımda arkadaşım her şeyi itiraf etti. Fakat o günden sonra bir daha ilişki yaşamadıklarını söyledi. Ardından da 'Senin eşinde kabahat yok. Benim eşimde kabahat var. Eşim beni sarhoş bir adamla yalnız bırakıp gitmeyecekti' dedi."

6 Eylül 2018 Perşembe

Resmi Tarih Papağanları

Posted by Шlэрэнкъо


                                 Bugün #BandırmaBelediyesi 'nin kitap tanıtım etkinliğine #EthemBey'in yeğenleri olarak Ufuk Alcan ile birlikte katıldık.
                                 Kitap içeriğinde #ÇerkezEthem'in de yer alması hasebiyle yine resmi tarih papağanı  bir densiz tarafından HAİN olarak ifade edildi. 
                                 Aşağıdaki  #MeclisAraştırmaKomisyonu'nun ilgili belgesi ile o densize haddini bildirdik.


Ethem Beyin "İtibar" Belgesi


RESMİ TARİH NEDEN BUNLARDAN HİÇ BAHSETMEZ?

Ethem Beye her fırsatta "Hain" diyen Kemalistlerden bu sorularımıza cevap bekliyoruz, lütfen(!)

1- Okuduğu ilkokulda (şimon zwi mektebi) sadece Yahudilerin okuyabildiğini biliyor musunuz..??

2- Soyu belirsizdir, “babamı bilmiyorum” demiş... Milattan sonra olmasına rağmen (!) dedesi, nenesi, amcası dayısı teyzesi veya kuzenleri NEDEN yoktur..??
ETHEM BEYİN ANASI BELLİ, BABASI BELLİ. 7 SÜLALESİ ORTADA.

3- Kimliğinde Mustafa ve de Kemal yazmaz… “Kamal Atatürk” yazar.. Mustafa ismini neden red etmiştir.. “Kemal” yerine NEDEN “Kamal” yazdırmıştır..??
ETHEM BEY NE ADINI NE SOYADINI DEĞİŞTİRMEYE İHTİYAÇ DUYMADI.

4- Cenazesi NEDEN yahudi masonik nizam töreni yapılmıştır..??
ETHEM BEYİN CENAZESİ TAM BİR MÜSLÜMAN OLARAK DEFNEDİLDİ.

5- Anıtkabiri yapan mimar NEDEN yahudidir..??

6- Anıtkabir NEDEN mason tapınaklarına benzetilmiştir ve neden “Ruhuna El Fatiha" yazmaz...??

7- İsraild’e neden büstü bulunur ve büstün altında NE yazar..?? İsrail’e hangi gerekçe ile anıtı dikildi..??

8- Son meclis konuşmasında "Kur'anı Kerim" için NEDEN

"gökten indiği sanılan kitapların doğmaları" ironik göndermesiyle İslam'ın temel kaynağına karşı

duruş sergilemiştir?

9- Hz. Peygamber efendimiz için NEDEN arap uşağı diyerek hakaret etmiştir..??
ETHEM BEY SOYDAŞLARINI ALLAH VE PEYGAMBERİN ÖCÜNÜ ALMAK İÇİN SAVAŞA ÇAĞIRMIŞTIR.

10- İngiltere’ye NEDEN sizin valiniz olmaya hazırım diye mektup yazmıştır..??
ETHEM BEY REDD-İ İLHAK CEMİYETİNİ KURARAK ÖRGÜTLENME BAŞLATMIŞTIR.

11- NEDEN hilafeti kaldırarak ingiltere’nin lozanı kabul etmesini sağlamıştır..??

12- Pakistan’dan kurtuluş savaşı için gelen 500.000 liranın 180.000 lirasını (borç olarak) savaş için,

320.000 lirası ile işbankasını kurarak partisi chp'yi bu bankaya NEDEN ortak etmiştir..??
ETHEM BEY AİLESİNİN VARINI YOĞUNU MÜCADELE İÇİN HEBA ETMİŞTİR.

13- 1923 den 1938 e kadar edinmiş olduğu ve saymakla bitmeyen malvarlığını NASIL kazanmıştır..??

14- Trabzon milletvekili Şükrü Beyi adamı topal osmana NEDEN öldürtmüştür..??

15- İstiklal mahkemelerini kurarak 500.000'e yakın insanı NEDEN asmıştır..??

16- Çanakkale savaşında bütün askeri şehit düşen 57. Alayda bir tek kendisi NASIL yara bile almadan kurtulmuştur..??
ETHEM BEY ASKERİ FAALİYETLERİ BOYUNCA TAM 17 KURŞUN YARASI ALMIŞTIR.

17- NEDEN harf inkilabı yaparak bir milleti cahil bırakmıştır..??

18- 1933 e kadar üniversitelerden temizlenen Osmanlı müderrislerin yerine, (sadece İstanbul üniversitesine) NEDEN yahudi 22 profesör ve yahudi 90 asistan yerleştirmiştir..??

19- NEDEN halk aç iken tekel bira fabrikası kurdu ve fuhuşu genelev olarak resmileştirdi..??

20- NEDEN Kur'anı Kerimi toplattırıp ezanı türkçeleştirdi.. NEDEN camileri satıp ahıra çevirdi..??

21- İstanbul’un fetih sembolü Ayasofya’yı NEDEN müze haline getirdi..?? NEDEN fener Rum patrikhanesini müzeye çevirmedi..??

22-Latife hanımdan boşanma sebebi NEDİR..? Ve latife hanımın hatıratları hala NEDEN açıklanamıyor..??

23- Vedat Uşaklıgil'in atanızın hayatındaki yeri NERESİDİR..??

24- Annesi Zübeyde hanım selanik mahkemelerine başvurarak NE talep etmiştir..??

25- Annesinin cenazesine NEDEN katılmamıştır..??

26- Tüm devrimleri NEDEN islama aykırı..??

27- Milli mücadele kahramanı halit paşayı 9 şubat 1925 de meclis koridorunda NEDEN öldürtmüştür..??
O HALİT PAŞA Kİ ETHEM BEYLE BİRLKTE YAKUP CEMİLİN SİNOP CEZAEVİNDEKİ MAHKUMLARI ÇIKARIP SAVAŞA DAHİL ETMESİNE İŞTİRAK ETMŞTİ.

28- 1918 de biten çanakkale savaşından sonra 1953 senesine kadar biz türklerin ziyareti NEDEN yasaklanmıştır..??

29- Halk açlıktan kırılırken sadece yahudilerin taktığı şapkayı NEDEN kanun haline getirmiştir ve NEDEN karşı gelenleri asmıştır..??

30- Kur'anı kerimin ayetleri için NEDEN safsata demiştir..??

31- Sabetay sevi denilen kişiye NEDEN hayranlık beslemiştir..??

32- NEREDE sarhoşken yahudi olduğunu ağzından kaçırmıştır..??

33- 1928 de ''devletin dini islam’dır'' ibaresi NEDEN çıkartmıştır..??

34- 1924 de medreseleri kapatırken, NEDEN azınlık okullarına dokunmadı..??

35- Filistin cephesinde ingilizlerle NEDEN anlaştı..??

36- Abdülhamid Han'ın yahudilere vermediği filistin toprakkarında kurulan israil devletini, ilk Müslüman ülkesi olarak tanıyan NEDEN M.Kamal oldu?

37-''Olmasaydı olmazdık, vatanı düşmanlardan kurtardı diyorsunuz ya'' peki 1936 senesine kadar istanbul NEDEN İngiliz işgali altında kaldı..??

38- 4.000.000 metrekare toprağımızı, lozanda 780.000 metrekareye düşürülmüştür.. Bu ülkeyi lozanda temsil etmeye bizzat NEDEN kendisi gitmemiştir..??

39- Güya denize döküp kovduğumuz ve yendiğimiz yunanlılara batı trakya, egedeki adaları verip üstüne savaş tazminatını NEDEN vermiştir..??

40- 5816 sayılı kanunla korunarak NİÇİN gerçeklerin saklanma gereği duyuluyor.. Ve 5816 sayılı koruma kanunu NEDEN bir yahudi avukat tarafından hazırlamıstır..??

41- NEDEN mason olmayı tercih etmiştir..?? Ve masonluktan NEDEN kovulmuştur..??

42- İttihad ve terakki cemiyetinin kuruluşunda jön türklerle birlikte NEDEN yer almıştır..??

43- Cumhuriyet rejimini kurduktan sonra NEDEN hiç dış bir ülke ziyaretine gitmemiştir..??

44- Dersim katliamını NEDEN yaptırmıştır.. Ve şeyh saidi NE karşılığında affedeceğini teklif etmiştir..??

45- Osmanlı arşivlerini bulgarlara hurda kağıt olarak NEDEN satmıştır..??
36. Otuzaltıncı sorunun yanlışlığını NEDEN hemen fark ettiniz?: Çünkü kişi bazında yanlıştı; o kişi İnönü 'dür!

Birde şu var;
Hangi onurlu insan ülkesini işgal eden ordunun kurmay askerlerinin kaldığı bir otelde aylarca yaşar?

YOKSA BUNLAR SİZİN İÇİN ÖVÜNÇ KAYNAĞI MI?

18 Temmuz 2018 Çarşamba

İnsiyatifçi Murat Özden

Posted by Шlэрэнкъо

Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya... Hep başkalarının anekdotlarını yazmaktan kendime ait bir anekdot yazmayı akıl edemedim bu güne kadar.
İşte şimdi kendimden bir anekdot;
Hatırlarsanız açılım süreciyle eş zamanlı denilebilecek bir ÇHİ( Çerkes Hakları İnsiyatifi) adında bir oluşum gündeme oturdu bir zamanlar. Sözcülüğüne soyunan Murat Özden televizyonlara çıkıp yarım-yamalak Adığabzesi ile giriş konuşması yaparak güya Çerkes haklarının savunuculuğunu yapacaktı. Bende canlı olarak ilgiyle izliyordum. Çünkü ilk defa demokratik haklarımızı çatır çatır isteyecek birileri çıkıyordu ortalığa. Hüsrana uğramam çok uzun sürmedi elbet. Konuşmanın Ethem Bey ile ilgili kısmı bende tam bir şok.
-Şu an karşımda olsa ben onu asarım. gibisinden bir ifade.
Sen onun kılına dokunamazdın da...O şimdi sağ olup, seni bir eline geçirse  görürdün Hanya'yı da Konya'yıda diye geçirdim içimden.

 Meğer diğer Çerkez Ethem düşmanları gibi onunda bir kuyruk acısı varmış. Çok uzun bir zaman geçmeden öğrendim sebebini.
Murat Özden'in köyü Gönen Üçpınar köyünden çok samimi bir arkadaşımızın davetine icabet ederek Üçpınar Köyü'ne gitmiştik birkaç arkadaş. Orada ev sahibi rahmetli İhsan amcayla tanıştık. Ethem Bey'in yakın akrabası olduğumu öğrenince epey kaynattık geçmişten. Konu Murat Özden'e gelince dedesinin komşuları olduğunu, Ethem Bey'in onun dedesinin evini yaktığını, nefretinin kaynağının bu olduğunu söyledi bana rahmetli İhsan amca.
İhsan amcaya tek bir soruyla cevap verdim.
-Rahmetli dayım neden sizin evinize dokunmadı da, onun dedesinin evini yaktı?
İhsan amca;
- Onun dedesi Anzavurcuydu. Anzavurun adamlarıyla Emre Köyde Ethem Bey'in  evini yakanlardandı..

İşte orada çok iyi anladım ki, Ethem Bey'e kim kin kusuyorsa, mutlaka kendinin foyası, akabinde bir kuyruk acısı vardır.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Karadağ

Posted by Шlэрэнкъо


KARADAĞ


Ataları sürülmüştü Kuban'dan.
 Bin sekiz yüz seksen altıda
Çakır bir yiğit doğdu Goşehan'dan.
Müjde sana Karadağ!

KARADAĞ





Henüz geldi onsekiz yaşına,
Boyu erdi tam bir doksana.
Bir akşamdı, kaçtı zabit okuluna,
Görmedin mi Karadağ?




Bir asker oldu ki, Dünya'da bir numara.
Cengâver, imanı tam, hem gözü kara.
Kan kusturdu, savaştığı her düşmana.
Duymadın mı Karadağ?


Karadağ'ın Emre Köy'den görünüşü

Hiç Samsun'a çıkmakla,
Üç beş kongre yapmakla,
Hamasi nutuk atmakla,
 Kurtuldun mu Karadağ?



Pşışawko boşverseydi,
Seyyare'yi kurmasaydı,
Münc-i Millet olmasaydı,
Adın neydi Karadağ?

Çerkez Ethem

On yedi kez yaralandı,
"Çerkez" diye  yaftalandı.
Hain! diye karalandı.
İnandın mı Karadağ?

Tığujıko Kızbeç

Tığujıko Kızbeç'tir atası,
Pşışawko Ali Bey'dir babası.
Amman'dadır mevtası
Revamıdır Karadağ?

Pışışaw Ali Bey



Ş'erenqo Vahdettin

5 Haziran 2018 Salı

Akçapınarlı Şhapsığ Hakupako Yusuf (SUNGUR)







Posted by Шlэрэнкъо




Sıtkı Sungur



Ben rahmetli dedemi hiç hatirlamam.Uzun yıllar savaştığını ve hatta Yemen'de esir düşüp, İngiliz hapishanesinden kaçtığını,yalın ayak binbir güçlükle Turkiyedeki köyüne kadar yürüdüğünü annemden duymuştum.Osmanli ordusunun arap cephesinde ve kurtulus savasi doneminde aldığı mermi yaralari ve vücudunda cikarilamayan sarapnel parcalarina ragmen uzun yaşamış. Uzun boylu mavi gözlü bir Çerkez savascisiymis.Akrabalarim hep bana dedeme çok benzedigimi söylerdi.Babam dedemden hiç bahsetmezdi.
Sene 1973 Bandırma Ortaokulunda ilk senem arkadaşlarla deniz kenarında balıkçılari izlerdik.İhtiyar bir balıkçı ağlarıni örüyordu.Gozlerini kısarak bana bakıyordu.Bana doğru işaret ederek"
-Çakır çocuk"senin dedenin ismi Yusuf mu? diye sorunca çok sasirmistim. Önce duraksadim.
-"Evet nereden biliyorsun?" diye sordum.Bana dedemi çok iyi tanıdığını (babası çarık yaparmış;) ona köyde çarık sattığını anlattı.
-Ama sana anlatacağım konu farklı. deyince daha da çok sasirmistim.
-"Bu bir hikaye değil gerçek yaşanmış bir olay beni iyi dinle" diyerek başladı anlatmaya.
- "Senin deden bir kahramandir.Ben çocuktum.Yunan kaçmadan önce her yeri yakıyor.Sokakdaki insanları vuruyordu.Ben kayigin icinde korkudan titriyordum.Aglarin altina saklandim.Yunan herkesi şu gördüğün camiye kilitliyordu.Annem ve babam kizkardesim o caminin içindeydi. Senin deden ve üç arkadaşı geldi.Yunan camiyi ve içindeki insanlarla beraber yakacakti.Deden uzun namlulu mavzerle her attığı mermide bir Yunan askerini deviriyordu.On dakikada hepsini temizlediler.Camideki insanları kurtardılar.Camiye doğru koşarken hem ağlıyor hem seviniyordum.Cakir çocuk senin deden Koca Yusuf hem kahraman hem çok iyi bir insandı.Onunla gurur duy".
Okul saati gelmişti .Okula doğru yürürken.Hic görmediğim dedemin kim olduğunu bir yabancıdan duymuştum Gozlerim dolmustu.Babama çok kızgindim.Bana niye bunlari anlatmadi.Ona bunları soracaktım.Ama o çok uzaklardaydi.Almanya da çalışıyordu.Her sene bir ay izine gelir,tüylü foter şapkası elinde çift bavul ile onu gördüğümüzde bayram ederdik.
Babam gelmişti.Biz bavullari cukulatalari karıştırırken,babam bizi izliyordu".
-Baba sana bir şey soracağım." dedim.ona.
- Sen bize dedemin kahraman olduğunu niye anlatmadin? diye sordugumda .Babam çok sasirmisti.
-Oglum dedi.Deden çok uzun yıllar savaştı onun kahramanliklari gerçekten bir destandı.Cerkez Ethem ve deden gibi bir çok Çerkez savaşçıyi yıllar sonra Atatürk şeref madalyası ile onurlandırdı ve onları Ankara'ya meclise davet etti.Hic biri madalya almaya gitmedi.Cerkez Ethem gibi bir kahramanı,kuvayi milli savaşçısını gerçek bir Türkiye sevdalısıni bir politika malzemesi yapıp entrikalarla vatan haini ilan eden bir anlayışı protesto etmişlerdi.Bu nedenle deden geçmişte olanları anlatmayı sevmezdi.Unutmak istiyordu.Cok acı çekmişti.Onlari Bandirma da camiye gönderen Çerkez Ethem di.
Cok duygulanmistim.Aglamak istiyordum ama babam gelmişti.Sevinc gözyaşları Duygularimi altüst etmişti.Gercek kahramanlar tarih kitaplarinda değil kalplerde halen yaşıyordu.Tum Türkiye sevdalıları şehitler ,kahramanlar ruhunuz şad olsun.

Yazan: Sıtkı Sungur
Not: Ekteki foto, bahsi geçen Haydar Çavuş Cami nin o yıllarda ki görüntüsüdür.
Haydar Çavuş Camii

12 Mart 2018 Pazartesi

Yeştuatl'e Hidayet

Posted by Шlэрэнкъо
Yeştuat'le Hidayet




                      #PşışawoEthemBey  #KuvvaiSeyyareyi lağvedip 6 Ocak 1921 de canından aziz

bildiği vatanını terketmek zorunda kaldıktan sonra  #GüneyMarmara bölgesinde bir

#ÇerkezDevleti kurma çalışmaları yapıyorlar bahanesiyle de #GüneyMarmara da  tam bir

#ÇerkeZ  avı başlatılmıştı.

Bölgedeki jandarma birlikleri muhtelif zamanlarda #Çerkez köylerinde evleri  basıyor ne kadar genç

erkek yakalarlarsa karakola götürüp #İstiklalMahkemeleri'nde sözde bir yargılamayla idama

mahkum edilerek muhtelif yerlerde infaz ediliyordu.
                 
                     Bölge #Çerkezleri duruma çare olarak çocuklarını dam, samanlık ya da varsa bağ evi

olanlar oralarda saklamaya başlamışlardı. #YeniZiraatliKöyü'nden  Yeştuatl'e 

Hacı Selman oğlu Hidayet'de bunlardan biriydi. Hidayet  #EthemBey'in amcasının kızı Fahriye

Hanımla evliydi.

#EmreKöy
'de #EthemBey'in amcası Pşışawo İsmail Bey'in samanlığında saklanıyordu  

Fahriye hanım tarafından.
                   
                      Birgün Fahriye hanım  ona yiyecek götürdüğü bir anda jandarma ikisinide samanlıkta yakalıyor.

Hidayet itiş kakış anında çaktırmadan silahını  Fahriye hanıma veriyor. (jandarmalar kadının

üstünü arayamaz ve karakola götürmezler düşüncesiyle). O da  jandarmaya farkettirmeden

koynuna atıyor Hidayet'in kendine verdiği silahı. İkisi birlikte derdest edilip #Mihaliç in

#DağkadıKöyü'ndeki karakola götürülüyorlar. Karakolda bir gece nezarette tutulduktan sonra

#Mihaliç kasabasındaki adliyeye götürülerek hakim karşısına çıkarılıyor ikiside.

Hakim soruyor;

- Ne yapmış bunlar? Nedir bunların suçu?

- Hakim Bey bunlar Çerkez! Bunları Emre Köy'de  Hain Çerkez Ethem'in amcasının 

samanlığında saklanırken yakaladık.

- Lan geri zekalılar. Bu memleket onların sayesinde kurtulmadı mı? Hemen bırakın onları 

bakayım. Gitsinler evlerine.

- Ama hakim bey!!!

-Kesss. Dediğimi yapın. O kadar.

Böylece o kadirşinas hakim sayesinde idam edilmekten kurtulmuştu Yeştuatl'e  Hacı Selman 

oğlu Hidayet.
                       
Allah herkese hidayet versin. Amin.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Subscribe Now: standard

Translate