adğe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adğe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2020 Cumartesi

Adığe Kültürü ve Bulaşıcı Hastalıklar

Posted by Шlэрэнкъо

                 Mitolojik çağlara dayanan kadim Adığe kültüründeki kılık-kıyafet, aksesuar ve beslenmede kullanılan malzemeleri incelediğimizde görüyoruz ki, gümüş ile probiyotikler çok önemli bir yer tutmaktadır.
                 Kıyafetlerde ve aksesuarlarda kamçıya  varıncaya kadar yoğun olarak kullanılan, üzerinde mikrop/virüs ve bakteri barındırmayan yeryüzündeki tek element olan gümüş önemli bir yer tutmaktadır.



                 Bu asla tesadüf olamaz.




                 Kadın kıyafet(Saye)lerinde ve aksesuarlarında gümüş sim ile süsleme sanatı son derece gelişmiştir.

             
                 Yeme-içme,  kap-kacaklarında da durum pek farklı değildir. İçeceklerini koydukları Bjenin bile ağız kısmı tamamen   gümüşten olup, diğer taraflarıda işlemeli yapılmaktadır.




                 Kılıç, kama ve kemer gibi erkek aksesuarlarında da çok yoğun bir şekilde gümüş kullanılmakla birlikte atların  eğer(Vuane)lerinde, diğer koşum takımlarında  dahi gümüş işlemeler göze çarpar.



                 Yiyeceklerde ise Şipsı diye adlandırılan en meşhur yemeklerinde, içinde çok yüksek oranda gümüş molekülü barındıran Ceviz kullanılması sadece lezzetle alakalı değildir elbet.
                 Kefir, yoğurt, ve kundıpsıuw gibi probiyotikler sofraların vazgeçilmezleridir. Probiyotiklerin insan bağışıklık sistemini güçlendirdiğini de atalarımız çok eskiden keşfetmiş olmalılar ki, nesilden nesile aktarılan bu kültür sayesinde, çok uzun yaşayabilen 100 yaşın üzerinde büyük oranda mevcudu olan bir halktı Adığeler.
                 Ne zaman hayatımıza melamin, plastik türü  petrokimya ürünleri girdi, ne zaman gümüş, nikel(kalay)kaplama yerine alüminyum kap- kacak girdi ise artık yukarıda belirttiklerimizin bir hükmü kalmadı maalesef.
Sağlık ve sıhhatli günler dileğiyle...

21 Kasım 2018 Çarşamba

Kuştenhable'nin Kuruluşu

Posted by Шlэрэнкъо

Kuştenqo Bram,
 

                    Kafkas-Rus savaşlarının kucağına doğmuş, çocukluk yaşlarını atlatır atlatmaz, gençlik nedir kaşen-şeşen nedir bilmeden, cepheden cepheye koşmuş yiğit bir Adğe savaşçısıdır Kuştenqo 
Bram.
24 Mart 1864 Atkuağje de savaşın kaybedildiği kesinleşince yıllardır uğruna cansiperane savaştığı yurdu artık rus tahakkümü altındaydı.  Ne yapması gerektiğini uzun uzun düşündü günler boyu. En sonunda o da diğer müslüman Adğeler gibi Osmanlı topraklarında dini baskı görmeyeceğini düşünerek sürgüne dahil olmaya karar kıldı. Etrafındakilere kararını açıkladığında bu gözüpek savaşçının niyetini öğrenen yedi aile daha ona katılmak istediklerini beyan ettiler.
Kuştenqo ve beraberindekiler yanlarında götürebilecekleri herşeyi de alarak, yola çıktılar. Günlerce dağları dereleri aşarak yorgun ve bitkin bir halde Karadeniz kıyısına ulaşabildiler. Karşılarına çıkan manzara tam bir mahşeri andırıyordu. Her yerde yorgun, bitkin, hasta kadını-erkeği, yaşlısı-genci ölümün peşinde kol gezdiği insanlar görüyorlardı. Kendilerini Osmanlı kıyılarına götürecek bir gemi bulma derdindeydiler hepsi. Yarı aç yarı tok günlerce bir gemiye binebilmek için orada konaklamışlardı. Nihayet Kuştenqo ile yanındakiler İstanbul'a gidecek bir gemide yer bulabildiler. Karadenizin azgın dalgalarıyla uzun süre boğuştuktan sonra İstanbul'a ulaştılar.
Gemiden indiklerinde görevli memur onları kayıt altına aldı. Yerleşim yeri konusunda bilgileri olmadığından memurdan yardım talebinde bulundular. O da sarayda tanıdığı bir Çerkes paşaya yönlendirdi Kuştenqoyu. Birlikte bahsedilen paşanın yanına gidip yerleşim yeri konusunda yardım istediler. Paşa;
- Yanındakiler burada kalsın. Sen gemiyle Bandırma tarafına geç. O tarafta yerleşmiş Çerkeste çok var. Yabancılık çekmezsiniz oralarda. Neresini beğenirsen bir haritasını çıkarıp bana getir. der.
Kuştenqo yanında kağıt-kalem ile ilk vapura biner ve Bandırma'ya ulaşır. Manyas ile Mihaliç arasındaki Arnavutların sahiplendiği uçsuz bucaksız ovaların ortalarında kalan bir bölgeyi beğenir. haritayı çıkarabilmek için biraz zamana ihtiyaç vardır. O zamanlar Hüdavendigar Sancağı'nın Mihaliç nahiyesine bağlı Kepekler Köyünde yatıya kalır. Bu yabancıyı gören  bir Arnavut Mehmet ağa Kuştenqoya sorar;
- Hayırdır. Ne ararsın buralarda bre?
Kuştenqo dil bilmediği için "tanrı misafiri" olduğunu işaret diliyle izah etmeye çalışır. Arnavut tanrı misafiri olduğunu düşündüğü Kuştenqo yu ağırlamak için evine davet eder. Onun da canına minnet. Birlikte akşam yemeği yerler ve yatarlar. O gece dolunay ve açık bir gökyüzü tam Kuştenqo'nun işine yarayacak ortam sağlar. Gece yarısında tuvalet ihtiyacı olduğunu bahane ederek kalkar. Lakin, tuvalet oldukça uzaktır ve avluda koca koca çoban köpekleri vardır. Köpekler misafire saldırmasın diye ev sahibi olan Arnavut Kuştenqoya refakat  ederek tuvaletin yanına kadar gitti. Üstü açık tuvaletten etrafı kolaçan eden Kuştenqo mihmandarı Arnavuta hissettirmeden bölgenin krokisini yanında getirdiği kağıda çiziverdi. Tekrar eve dönerek sabaha kadar uyudular. Sabah beraberce kahvaltı ettikten sonra Kuştenqo teşekkür ederek müsaade istedi ve Bandırma'ya döndü. Yine vapurla İstanbul'a dönerek paşanın yanına gitti. Hazırladığı krokiyi  paşaya vererek o bölgeye yerleşmek istediğini, ancak Arnavutların problem çıkaracaklarını  belirtti. Paşa haritadaki bilgilere istinaden Kuştenqo adına bir tapu hazırlattı ve yanına bir zabit görevlendirdi.
Görevli zabit, Kuştenqo ve mahiyetindaki aileler vapurla yeniden Bandırma'ya ulaştılar. Zabit jandarma karakolundan yanına birkaç da jandarma alarak, Kepekler'de Kuştenqoyu misafir eden Arnavutun evine gittiler. Karşısında Kuştenqoyu yanında zabit ve jandarmaları görünce şaşkına döndü. Durum izah edildiğinde öfkelendiği her halinden belli olan Arnavut zabit ve jandarmaların koruması altında ve tapu kaydı yapılmış olduğu için zabit ve jandarmalarla münakaşa etmeyi göze alamadı. Yeni yerleşimcilere karşı yanlış bir tutuma girmemeleri tenbihlendi. Zabit ve jandarmalar görev yerlerine dönüp, Yerleşik Arnavutlarla Kuştenqo ve mahiyetindekiler başbaşa kaldıklarında aralarında aylarca süren kavgalar yaşandı. Arnavutlar yıllardır kullandıkları bu arazileri bu yeni gelenlerin ekip biçmesini hazmedemiyorlardı. Daha sonra yirmi Çerkes aile daha oraya yerleşti ve köyün adı Kuştenhable olarak anılmaya başladı. Çerkeslerin ektiklerini Arnavutlar sürüyor, yerine başka bir şey ekiyordu. Çerkeslerde aynı şekilde misilleme yapıyorlardı. Aralarında çıkan kavgalardan sonra Çerkesler Arnavutları sindirmeyi başardılar. Bu arada karşılıklı evliliklerde gerçekleşmeye başladı. Arnavutlar Kuştenhable sınırındaki tarlalarını işlemeye Çerkeslerle akrabalık bağı oluşmuş olanları gönderiyorlardı. Böylece çatışma yaşanmadan herkesi kendi işini yürütmesi mümkün oluyordu.
Kuştenqo Bram, nam-ı diğer İbram Ağa birgün hastalandı. Bandırma'daki Pertevniyal Hastanesinde tedavi olurken orada vefat etti. Uğruna onca mücadele ettiği Çerkeslerden hiçbiri onu arayıp sormadı. Hiç evlenmediği için çoluk çocuğu da yoktu onu sahiplenecek. Tesadüfen hastanede bir yakınını görmeye gelen Arnavut Mehmet ağa, onun mevtasının sahipsiz kaldığını öğrenince bütün cenaze işlemlerini üstlenerek defin işlemlerini gerçekleştirdi.
Şu gün bile Kuştenqo Bram'ın akibetini de, mezarının yerini de Kuştenhable(Ilıca Boğazı Köyü) Çerkeslerinin hiçbiri ne merak eder, nede bilirler....

Kaynak :Cemal Çetinkaya



17 Temmuz 2018 Salı

Ürdün'de Çerkez Ethem Sevgisi

Posted by Шlэрэнкъо

Çerkez Ethem Amman'da


Almanya'ya işçi olarak gitmiş, kesin dönüş yapmayı düşünenlere yardımcı  olmak amacıyla Almanya'da hazırlanmış kanun kapsamında yurda dönmüş Abadze Demir (Güngör) abimizin bir anısıdır;

-1985-86 Yılları. Cemal Kutay'ın yazdığı Çerkez Ethem kitabını Türkiye'de görmüştüm ama alma imkanım olmamıştı. Onun düşürüldüğü durum aklıma geldikçe içim parçalanır. 
Berlin'deki Çerkes derneğine 500 Km. uzakta olmamıza rağmen her etkinliğine katılıyordum. Birgün bir arkadaşımızın minibüsüne 11 kişi bindik ve derneğin etkinliğine katıldık. Orada yaşayan bir Adığe bizi hiçbir yere bırakmadı ve tam bir Adığe'ye yakışır şekilde evinde misafir etti. Etkinliğe katıldığımızda kitap standını görünce incelemeye başladım. Standın görevlisinin dikkatini çekmiş. Bana ne aradığımı sordu. Bende Çerkes Ethem kitabı varmı ona bakıyorum dedim. Dur olması lazımdı buralarda diye aramaya başladı. O esnada Suriye'de oto tamirciliği yapan, Almanya'daki oto mezarlıklarındaki işine yarayacak araçları alıp Suriye'ye götüren orada onarıp satarak geçimini sağlayan bir Adığe konuya girdi. Ethem Bey Golan bölgesine geldiğinde ben daha çocuktum. Her yerde hep onun muhabbeti olurdu büyüklerimiz arasında. Bölgede olduğu duyulunca onu görebilmek için tek sermayesi 1 çift öküzünü bile satıp yol parası yaparak ziyaretine giden insanlar vardı. Adığelerin oluşturduğu Hac kafileleri bile ona uğramadan geçmiyordu dedi.  İstersem  kendisinde bir kitap olduğunu, bana  gösterebileceğini söyledi. Benim de canıma minnet. Gitti arabasından getirdi. Baktım eski yazı(Arap harfleri) ile yazılmış 5, 6 yüz sayfalık epey kalınca bir kitap. Sen bir daha ne zaman geleceksin? O zamana kadar bu kitap bende kalabilir mi? diye sordum. 1ay sonra yeniden gelecekmiş ve kitabı bırakmayı kabul etti. Ben eski yazı okumayı bilmem ama eski yazı okumayı bilen bir arkadaşım var. Ona okutturdum.  O okumayı biliyor anlamını bilmiyor. Onun okuduklarını ben anlıyorum. Arkadaşım okurken gözümden yaş süzülmeye başlayınca okumayı kesti. Ne oldu? dedi. Tamam. Bırak dedim. Dayanamıyacağım.

27 Nisan 2018 Cuma

Meydancının Ebesi

Posted by Шlэрэнкъо

Yıl 2015. Yer #Eskişehir- #Çifteler. 
Bir sanayi tesisinin şantiye yemekhanesi.
Öğle yemeği esnasında telefonum çalıyor. Arayan bir #Adığe arkadaş. Telefonumda bir Adığe müziği ayarlı zil sesi olarak. İnceden #Adığabze muhabbet ediyoruz. Muhabbet bittikten sonra yan masadan bir genç merak ediyor.
- Abi neyce konuştunuz siz az önce?
-#Çerkezce birader. Hiç duymadın mı daha önce?
- Yok abi duymadım. Bizim oralarda yok.
 Derken muhabbet iyice koyulaşıyor. Konu #Çerkezlerden #KurtuluşSavaşı 'na geliyor.
Yemekhanenin meydancısı da lafa giriyor. Adeta böbürlenerek;
- Benım ebem Yonan bizim köve gelince onlara ayran, çay-may götürüverirmiş!!!
Yemekhanede hınzırca bir kahkaha tufanı kopuyor anında.
Yaaaa. İşte böyle.... #EthemBey ve biraderleri #Ege 'yi #Yunan'a dar ederken kimsenin ebesi Yonana çay-may götürmek zorunda kalmıyordu. Ne zamanki  #Pşışaw kardeşler büyük kahramanlar tarafından ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldı... Yunan birlikleri bendi yıkılmış sel suları gibi  ilerlediler. Çok kısa bir sürede değil Eskişehir, ta #Ankara kapılarına dayandı. Kendilerine büyük kahramanlık payeleri biçtikleri #SakaryaMeydanMuharebesi 'ni de, yine bir Çerkez komutan #KazımKarabekirPaşa'nın imdatlarına yetişmesi sayesinde kazandılar.

Velakin nankörlük ve ihanet olmaya görsün birinin kanında....

12 Mart 2018 Pazartesi

Yeştuatl'e Hidayet

Posted by Шlэрэнкъо
Yeştuat'le Hidayet




                      #PşışawoEthemBey  #KuvvaiSeyyareyi lağvedip 6 Ocak 1921 de canından aziz

bildiği vatanını terketmek zorunda kaldıktan sonra  #GüneyMarmara bölgesinde bir

#ÇerkezDevleti kurma çalışmaları yapıyorlar bahanesiyle de #GüneyMarmara da  tam bir

#ÇerkeZ  avı başlatılmıştı.

Bölgedeki jandarma birlikleri muhtelif zamanlarda #Çerkez köylerinde evleri  basıyor ne kadar genç

erkek yakalarlarsa karakola götürüp #İstiklalMahkemeleri'nde sözde bir yargılamayla idama

mahkum edilerek muhtelif yerlerde infaz ediliyordu.
                 
                     Bölge #Çerkezleri duruma çare olarak çocuklarını dam, samanlık ya da varsa bağ evi

olanlar oralarda saklamaya başlamışlardı. #YeniZiraatliKöyü'nden  Yeştuatl'e 

Hacı Selman oğlu Hidayet'de bunlardan biriydi. Hidayet  #EthemBey'in amcasının kızı Fahriye

Hanımla evliydi.

#EmreKöy
'de #EthemBey'in amcası Pşışawo İsmail Bey'in samanlığında saklanıyordu  

Fahriye hanım tarafından.
                   
                      Birgün Fahriye hanım  ona yiyecek götürdüğü bir anda jandarma ikisinide samanlıkta yakalıyor.

Hidayet itiş kakış anında çaktırmadan silahını  Fahriye hanıma veriyor. (jandarmalar kadının

üstünü arayamaz ve karakola götürmezler düşüncesiyle). O da  jandarmaya farkettirmeden

koynuna atıyor Hidayet'in kendine verdiği silahı. İkisi birlikte derdest edilip #Mihaliç in

#DağkadıKöyü'ndeki karakola götürülüyorlar. Karakolda bir gece nezarette tutulduktan sonra

#Mihaliç kasabasındaki adliyeye götürülerek hakim karşısına çıkarılıyor ikiside.

Hakim soruyor;

- Ne yapmış bunlar? Nedir bunların suçu?

- Hakim Bey bunlar Çerkez! Bunları Emre Köy'de  Hain Çerkez Ethem'in amcasının 

samanlığında saklanırken yakaladık.

- Lan geri zekalılar. Bu memleket onların sayesinde kurtulmadı mı? Hemen bırakın onları 

bakayım. Gitsinler evlerine.

- Ama hakim bey!!!

-Kesss. Dediğimi yapın. O kadar.

Böylece o kadirşinas hakim sayesinde idam edilmekten kurtulmuştu Yeştuatl'e  Hacı Selman 

oğlu Hidayet.
                       
Allah herkese hidayet versin. Amin.

5 Ekim 2011 Çarşamba

Мэзы А ПIо Тхамий

МэзыАПIоТхамий

Posted by Шlэрэнкъо

Мэз(ы) А ПIо Тхамий= Mez(ı) A P'o Thamiy: Tanrı'nın O Bahsettiği Orman.

Мэз(ы)=Mez(ı): Orman
А= A: O(bilinen)
ПIо= P'o: Söylemek,Bahsetmek
Тха= Tha: Tanrı
мий=miy: İyelik eki(aidiyet belirtir)

8 Haziran 2011 Çarşamba

BU NASIL "KARDEŞ"LİK?

Posted by Шlэрэнкъо





Lafa geldimi "KARDEŞ"LİK edebiyatı yapanlar!!!



Haiti deki Şili deki felaketlere sözümona insanlık adına, Filistin'e din kardeşliği adına insani yardımdan öte ölümü göze alanlar.... Adıgey'deki büyük sel felaketinde neden hiç oralı olmazlar. Hani asırlardır kardeştik? Yoksa bizi din kardeşi olarakmı görmüyorsunuz? Yada sizin gözünüzde insan bile değilmiyiz yoksa?

27 Aralık 2010 Pazartesi

А НАТХЪО ЛIЫЙ

Posted by Шlэрэнкъо

                       А НАТХЪО ЛIЫЙ


А-НА-ТХЪО-ЛIЫ-Й = A-NA-THO-tL'I-Y 
(O KIZILSEVER  KİŞİNİN  VATANI)

А:         O(bilinen).
НА:      Sevecen, Şefkatli, Merhametli.
ТХЪО: Kızıl. 
ЛIЫ:    Kişi; Kimse, Zat
Й:        Memleketi,Vatanı, Diyarı ...yaşadığı yer

21 Aralık 2010 Salı

Çerkes(ler)

Posted by Шlэрэнкъо

Uluslararası literatürde sadece beyaz ırkın "Kafkas" olarak tanılanması tamamen yanlıştır. "Kafkas" tanımı, Nuh Tufanı'ndan beri yaşayan tüm insanları kapsamaktadır. Kafkasya'da yaşayan yerli halk(Adğe,Abhaz ve Oset) "Ari Kafkas"tır. Gerek yaşadıkları coğrafya, gerekse dil, kıyafet ve yaşam tarzı(kültür) bakımından hiç değişime uğramadan günümüze kadar kendilerini en iyi koruyabilmişlerdir. Diğerleri ise dağılmış, değişime uğramış ve çok karışmış melez toplumlardır.


Çer-kes(ler)



Çer= Asker. Kes(ler)= Kişi(ler),Kimse(ler),İnsan(lar).
"Çerkes" Arabça/Farsça "çer" ve "kes" kelimelerinden oluşan bileşik kelimedir. (Örnek; Her-kes.) Kılık ve kıyafetleri adeta askeri bir üniforma gibi tek tip olmasından dolayı Kafkasyalı (Adğe,Abhaz ve Oset gibi)insanlar, araplar tarafından bu şekilde tanımlanmışlardır. Osmanlı döneminde ise, "Kafkas" tanımı, Ortadoğu ve Balkanlarda yoğun olarak kullanılan Arapça etkisiyle tamamen "Çerkes" olarak değiştirilmiştir. "Çerkes" kavramının "Kafkas" kavramının yerine kullanılması, yukarıda açıkladığım, bu iki kelimenin anlamlarının nereden geldiği konusundaki sebeplere bakıldığında, tarihi doğru kavrama açısından çok büyük hatalara düşülmesine yol açar.

19 Aralık 2010 Pazar

ASLAN ÇERKESOV

Posted by Шlэрэнкъо

(rusça ve türkçe olarak yazılmış olan protesto yazılarını  aşağıdaki e-mail adresine gönderebilirsiniz.)


                 Мы требуем наказания для лиц, совершивших провокационные действия против народов Кавказа. Мы, представители турецкой диаспоры, полностью поддерживаем своих соотечественников, проживающих в России на Кавказе.



              Biz Kafkasya halklarına karşı provokasyon eylemlerinin failleri için ceza talep ediyoruz. Biz, Türk diasporasının temsilcileri Kafkasya'da Rusya'da yaşayan kendi hemşerilerimize sonuna kadar Destek veriyoruz ve hep yanlarında olacağız..

E mail adres : rus-ankara@yandex.ru

13 Aralık 2010 Pazartesi

Adygeyan Language&İslamic Terms

Posted by Шlэрэнкъо

Adygeyan Language and İslamic Terms

Swift

АБгъагэбыл (ым) = O Cattle Domesticated

А = O

Бгъаг (э) = Bghagh (e): Damned

былым = Break: Cattle.

Ebabil, mentioned in the Qur'an, is not the name of the birds that keep the elephant army to stone rains but rather the stones that are stoned.

Qur'an=Understand
ГурыIуэн= Gurı'uen:
"Surely, we'll take it (the book) to read and understand he revealed."

Sura=1.Chart 2.Table 3. Picture
Сурэт= Suret:

Iat=Allow to hand
IЭ-ет(ы)=IЭ=A: Hand   ет(ы)= Give2.allow3.let 4. bring 5. deliver

Qibla=:Trend,Zoom
Къыблагъэ=Kıblağe

Kabe

Esoun=Read the call to Prayer
ГъуэЗанкIэ= Guasandj'e: Alignment Time
Гъуэ=Gua: 1.Time 2. When3. Father time. ЗанкIэ=Sandj'e:1.upright 2.alignment 3.straight line

Hadj=1.guest 2.visitor 3.lodger
ХакIэ= Hadj :

Haliph

Hadith

Hoasrat

Noamoass=Prayer
На-маз(э)=Na-maz(e):


Abdest=Ablution
IАб-дэгъуэ-стын=Ab-degue-stın:
or
IАбыдэ-стын=Abıde-stın:

Vaaz (Guaza): Гъуаз(э) = Guide, Guiding







  Adğebze ve İslami Terimler


Ebabil
АБгъагэбыл(ым)= O Lanetlenmiş Büyükbaş Hayvanlar
А= O
Бгъаг(э)=Bğağ(e): Lanetlenmiş
былым=Bılım: Büyükbaş hayvan.
Kur'anda adı geçen Ebabil, fil ordusunu taş yağmuruna tutan kuşların adı değil bilakis taşlanan fil sürüsüdür.
Kur'an
ГурыIуэн= Gurı'uen:Anlamak,Kavramak(birinin anlaması)
"Andolsun biz onu (kitabı) okuyup  anlayasınız diye indirdik."
 
 Sırat
Сыр Ат|э: Sır At'e=Elbette Sıcaktır 
 Сы:Sı= Sıcak 
р:r= O bilinen (Belirteç )
Ат|э: At'e=Elbette (onay)

Sure
Сурэт: Tablo,Belge.

Ayet
IЭ-ет(ы)= E-yet(ı): Ele verilen
IЭ=E: El. ет(ы)=yet(ı): Vermek

Mekke
Макъэ:Ses

Kıble
Къыблагъэ=Kıblağe: Yakınlaş, Hısım/Akraba ol

Kabe
Къэгъабэ

Ezan
ГъуэЗанкIэ: Hiza Vakti
Гъуэ=Ğue: Vakit.  ЗанкIэ=Zanç'e:Doğru,Dik,Hiza

Hac
ХакIэ: Misafir,Ziyaretçi
Ха= İnsan. кIэ= Yeni,taze

Halife
Халыфэ

Hadis
Хадисэ

Hazret
Хазырэты

Namaz
На-маз(э)=Na-maz(e): Hoş Ücret
На=Na : Sevecen,Şefkatli,Hoş, маз(э)=Maz(e) : Ücret,Ay

Abdest
IАб-дэгъуэ-стын=Ab-değue-stın:Elle kabul edilebilir hale getirmek(benimsetmek)
IАб=Ab: El. дэгъуэ=değue: Makul, kabul edilebilir. стын=stın: Benimsetmek
 veya
 IАбыдэ-стын=Abıde-stın:

Vaaz(Ğuaz):Гъуаз(э)=Rehber, Yol Gösterici

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Subscribe Now: standard

Translate