Emre Köyü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emre Köyü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2025 Pazar

Kaffed Yönetimlerinin Çerkes Ethem ile zoru ne?

Posted by Шlэрэнкъо




9 yıldır Çerkes Ethem Bey için anma ve mevlit programları yapılıyor. Geçen yıl yapılan etkinlikte  

katılan Sn. Canel Zağlı dışında Kaffedin kurumsal bazda bu etkinliklere destek verdiği görülmedi. 

Bu yılki etkinlik bir şekilde ulusal medyada da gündem oldu ve büyük ses getirdi. 




Faşizan zihniyetli Kemalist zevat tarafından şiddetli tepki gördü. amma velakin bu sesi Kaffedi 

yönetenler duymamış yada aynı fikirde olacaklar ki, bu itirazlara karşı iki cümle bile sarf etmediler. 

Yada edemediler. Ethem Bey söz konusu olduğunda, 3 maymunu oynamak Kaffedin teamülü olmuş 

durumda. Yaa  gerçekten çok merak ediyorum. Sizin Ethem beyle zorunuz ne?

Biriniz ikiniz olsa anlarım da, hepinizin mi bir kuyruk acısı var?

Ethem Beyin nezdinde Çerkes toplumunun üzerine yapıştırılmış "Hain" yaftasını söküp atmak, Ethem 

beyin aklanmasından ve itibarının iadesinden geçer.  Bundan başka bir yol daha yok. Sen de 

Türkiyedeki Çerkes camiasının en büyük çatı örgütü olduğunu iddia ediyorsan, temsil ettiğin toplumun 

haklarını Kaffed olarak savunmak zorundasın.
 
Değilseniz  canınız cehenneme...

21 Ağustos 2024 Çarşamba

8. Çerkes Ethem Bey Anma ve Mevlid Programı

Posted by Шlэрэнкъо



PROGRAM
TARİH: 22 Eylül 2024-Pazar
11:30 Açılış
12:00 – 13:00 “Kurtuluş Savaşında Kuvva-i Seyyare ve Çerkez Ethem”
Konuşmacı: Bandırma 17 Eylül Üniversitesi-Sosyal Bilimler Enstitüsü
Öğretim Görevlisi: Doç. Dr. Ömer Karataş
13:06 – 13:30 Öğle Namazı
13:30 – 14:00 Mevlid-i Şerif&Jeğuame Ğehun(Lokma İkramı)
14:00 – 15:00 Konuşmacı : Araştırmacı Yazar Sema Akçalıoğlu
15:00- 16:00 Çerkes Mezarlığı Ziyareti ve Ethem Bey'in silah arkadaşlarına dua
Not: Saat 11:00 da Haydar Çavuş Camii önünden araç kaldırılacaktır.

16 Ekim 2019 Çarşamba

Ethem Bey in düzenli orduya karşı olduğu "Palavra"dır.

Posted by Шlэрэн
   
Kuvva-i Seyyare Genel Kumandanı Pşışaw Ethem Bey



                     Ethem Bey'in düzenli orduya karşı olduğu iddiaları büyük bir yalandır. Eğer Ethem Bey düzenli orduya karşı olsaydı, Yunanlılarla yaptığı savaşlarda ganimet olarak eline geçirdiği top, tüfek, mitraliyöz v.b. silah/mühimmatları asla düzenli orduya hibe etmez, kendi tasarrufunda bulundururdu.

                     Ethem Bey'in asıl amacı, TBMM tarafından bir an önce düzenli ordunun kurulup, topyekün bir mücadele ile vatanın işgalden kurtarılarak, milletçe yeniden normal hayata dönülmesiydi. Ne varki TBMM deki ciddiyetten çok uzak o günün mebusları kendi maaşlarına fahiş zam yapmakla meşguldüler.

                    Ankara hükümetinin  Kuvva-i Seyyare'nin Düzenli Orduya katılması( Tam anlamıyla Tasfiyesi) talebi,  Bilecik buluşması esnasında kendisine başarısız bir suikast teşebbüsünde bulunulması sebebiyle Ethem Bey ile Ankara hükümtinin aralarındaki iplerin kopmasının ardından gelmesi manidardır. O zamana kadar zaten Ethem Beyin Kuvva-i Seyyaresi Düzenli Ordunun Ali Fuat Paşa kumandasındaki Garp Cephesi Kumandanlığına bağlı olarak faaliyet gösteriyordu.

                    Ethem Beyin kabul etmediği;
 Hiçbir askeri başarısı olmayan, cephede askerleri savaşırken dahi samanlıkta saklanırken yakalayıp kırbaçladığı ve samimiyetine hiç güveninin  kalmadığı taze Garp Cephesi Kumandanı olan İnönü'nün doğrudan idaresi altına girmekti. Ve bunda da yerden göğe kadar haklıydı.
                    Kendisine rütbe teklif edildiği halde rütbe beğenmedi şeklindeki asılsız söylemleri de aşağıdaki sözüyle geçersizleştirmiştir

                    "Aziz vatanım için herkesten önce yola çıktım.  Mevki ve makam hiç düşünmedim. Hayatlarında 300 lirayı bir arada görmemiş olanlar verdikleri oylarla beni "HAİN" ilan ettiler." demesi de katiyen bir mevki, makam yada iktidar mücadelesi içinde olmadığının da en bariz kanıtıdır.

29 Eylül 2019 Pazar

ÇerkeZ Ethem. Dünya'nın en korkak adamı.

Posted by Шlэрэнкъо

Çerkez Ethem Dünya'nın gelmiş geçmiş en korkak adamıdır.

                        Öyle bir korkuyordu ki "Vatan"sız kalmaktan; Doğup büyüdüğü,  "Vatan" bildiği Osmanlı devleti dağılmasın diye, en sorunlu bölgelerinde ölüm pahasına savaşarak tam 17 kurşun yarası almıştı bu yüzden.
                     
                        Öyle bir korkuyordu ki zapt-ı rapt altında yaşamaktan, İngilizler İstanbul'u işgal edince, idam edilmeyi bile göze alıp Padişaha mektup yazıyordu;
-"Padişahsan padişahlığını bil. Ya ordunun başına geçip düşmanları kov, yada o makamı terket." diye.

                       Öyle bir korkuyordu ki bir kadını incitmekten,
-"Ben sevgimi dünya güzeli de olsa bir kıza veremem. Ben vatan için savaşma aşkıyla doluyum. Eğer seninle evlenirsem, perişan olursun. Sürekli yolumu gözler, sonunda dul kalırsın. Ben savaşmak için yaratılmışım." diyerek  reddebiliyordu en sevdiği kadınla evlenmeyi.

                        Öyle bir korkuyordu ki yeniden vatansız kalmaktan, babası Ali Beyin;
- "Bir vatanımızı kaybettik Çakır. Bunu da kaybetmeyelim. Servetsiz yaşanır ama vatansız yaşanmaz. " demesi  yetti herşeyi göze almasına.

                        Öyle bir korkuyordu ki milletinin küffarın taciz ve tecavüzüne uğramasından, hasta halini bile umursamadan her türlü engele rağmen Ege dağlarını dar ediyordu Yunan'a.

                        Öyle bir korkuyordu ki "Aziz Vatan" ının elden çıkmasından, İç savaş çıkarmayı göze almış, arkadan vuran alçakları bertaraf edebileceğini bile bile saldıramıyordu sırf Yunan'a fırsat vermemek için.

                        Öyle bir korkuyordu ki affedilmiş bir "HAİN" olarak vatanına dönmekten, haksızlığa uğramış  mağdur bir kişi olarak yad ellerde Rabbine yürüdü gitti.

Söyleyin. 


Sizce bu adam korkak değil mi?

25 Eylül 2019 Çarşamba

Federasyonların penceresinden ÇerkeZ Ethem

Posted by Шlэрэнкъо

21 Eylül 1948

Bu tarih, ÇerkeZ Ethem Beyin vefat tarihidir.

Yani bu 2019 yılının 21 Eylül günü tam 71. yılı.

3 yıldır Ethem Bey'in yeğenleri olarak Bandırmada Ethem Beyin ve kahraman silah arkadaşlarının aziz hatırasına Mevlid-i Şerif okutarak sevenleriyle birlikte anıyoruz.

https://www.facebook.com/cerkesethemm/videos/855894771201986/







http://www.bandirmamanset.com/haber/cerkez-ethem-anildi-39000.html

Bu organizasyonlarımıza kurumsal anlamda destek veren  Orhanlı Çerkes Derneği, Adığe Xase-Çerkes Derneği, Kiçir Çerkes Derneği dışında hiç bir dernek yada federasyon  kurumsal anlamda destek sağlamadı.

Parti olarak ise, sadece  ÇDP Bursa İl Başkanlığı düzeyinde yanımızda oldu.

Ayrıca Tezcan Spor Kulübü çok yönlü desteğini bizden esirgemedi.

Hepsinden Allah razı olsun.

Fakaaaattt....

Çerkesleri temsil ettiğini, yada en büyük çatı örgüt olduğunu iddia eden sözde federasyonlar, Çerkeslerin tümünü ilgilendirmeyen şahısların ölüm yıldönümlerini anma konusunda hiç pas geçmemelerine rağmen, sözkonusu Çerkes Ethem olunca hafızalarını yitirmiş oluveriyorlar.

Tabii onların çok daha önemli işleri oluyor o gün.

Ne yapalım... Herkes sevdiği ile beraber haşrolur.

24 Eylül 2019 Salı

Akçapınar'lı Topal Hamit (Çakan)

Posted by Шlэрэнкъо


Bugün #Bandırma'nın #EmreKöyü'nde #ÇerkeZEthem Beyin vefatının 71. yıldönümü münasebetiyle yapılan Mevlide katıldım.

Bu mevlide katılımcı olan Akçapınarlı Topal Hamit'in oğlu Recep ile tanıştık. Babasının hikayesini o anlattı bana.
Topal Hamit Akçapınar'lı bir #Çerkes. 1: Dünya harbinde  #Trablusgarp cephesinde asker. Bir arkadaşıyla #İtalyan birliğine sızma girişimi anında süvari bir subay tarafından fark ediliyorlar. Arkadaşı bu subayın açtığı ateş ile şehit oluyor. O anda Hamit de İtalyan süvari subayını vurup öldürüyor. Subayın dürbününü ve iç çamaşırlarını çıkarıp alıyor ve birliğine dönüyor. 
Daha sonraki günlerde İngilizlerle girişilen çatışmanın birinde bir İtalyan savaş uçağı tarafından açılan ateş sonucu sağ ayak bileği parçalanıyor. İtalyanlara  yaralı olarak esir düşüyor. Hastanede soyduklarında birde bakıyorlar ki üzerinde İtalyan subaylara özel içlik var.
 Hamit'e soruyorlar;
-Nereden buldun bunları?

-Arazide buldum. Kimindir bilmiyorum. Bana da lazımdı. diyerek inandırıyor. Hamit'in bacağında kangren oluşuyor. İki defa bacağı kesiliyor. Nihayetinde dizinden keserek kangrenden kurtarıyorlar. Savaş bitince bir deve ile en yakın sahil şehrine götürülüyor ve oradan da bütün masrafları karşılanarak memleketine gönderiliyor.
Akçapınar Köyünde lakabı Topal Hamit oluyor artık. Fakirlik bir taraftan, topallık bir taraftan işsizlik hakeza. Büyük bir geçim sıkıntısına düşüyor haliyle. Köyden bir yakını Ethem Beyle görüşmesini tavsiye ediyor Topal Hamit'e. O da çaresiz Emre Köyün yolunu tutuyor. Ethem Beyle çiftlik evinin yakınında yolda karşılaşıyorlar tesadüfen. Yaşadıklarını anlatıyor bir bir. 
Ethem Bey;

-Sana maaş bağlatalım o zaman. diyor ve gerekli bir evrak hazırlayıp veriyor ve tembihliyor.
-"Köydeki bakkallara selamımı söyle, sigara satmasınlar. onların yerine sen git Tekelden sigara al ve kahvelerde sat." diyerek Topal Hamit'e geçinme imkanı sağlıyor. Hem Topal Hamit (Çakan) ,hem de çocukları şimdi sonsuz bir minnet ve saygı duyuyorlar Ethem Beye.
Daha anlatılmamış, yazıya dökülmemiş ne acıklı hayat hikayeleri vardır Allah bilir. Her birini rahmet ve minnetle anıyorum.

30 Mayıs 2019 Perşembe

ÇerkeZ Ethem! Bir devletin anılarından bile korktuğu büyük kahraman.

Posted by Шlэрэнкъо

Yıl:1963. Emre Köyü.
60 İhtilali yeni yapılmış. Lakin sözde bir cumhuriyet kuranlar korkularından sıyrılabilmiş değiller. 

Melişyaph Hanife, Ethem Beyin Emre Köyündeki yakın komşusu ve arkadaşı olan eşi Hüseyin Beyi yakın zamanda kaybetmiş dul bir kadın. İki oğlu Aslan ve Muharrem o gün erkenden tarlaya gitmişler. Kendisi evde gelinleri Münevver ve Resmiye ve torunları ile evde oldukları bir anda aniden jandarma eve baskın yapıyor. Bir Yüzbaşı, bir Astsubay ve 4-5 jandarma eratı avludan içeri giriyor. Evde kim varsa hepsini avluda topluyorlar. Yüzbaşı ve refakatindeki bir er hane halkını avluda gözetim altında tutarken, diğerleri içeri girip her tarafı allak bullak ediyor. Kendilerince zararlı bir şeyler olup olmadığını araştırıyorlar. Evin kuzeye bakan taş duvarında oluşturulmuş perdeli göz içerisinde Ethem Beyin el yazısı belgelerle dolu olduğunu yüzbaşıya haber veriyorlar. Yüzbaşı hışımla içeri giriyor. Belgeleri incelediğinde ihbarın doğru olduğunu teyit ediyor. Hemen belgelere el koyup yanlarına alıyorlar. Dışarıda askerin gözetiminde bekleyen Melişyaph nineye;
-Bu hainin evrakları sizde ne arıyor lann? diyerek okkalı birkaç tokat patlatıyor. Yaşlı kadın aldığı darbelerle yere yıkılıyor. 
Askerlerin varlığından ve soğuk davranışlarından tedirgin olan 5 yaşlarındaki torun Necat, manzara karşısında korkudan ağlamaya başlıyor. Daha sonra askerler damlar ve samanlıklar dahil evi didik didik arıyorlar. Hüseyin Beyden yadigar bir osmanlı kılıcı, bir süngü ve bir kama daha buluyor ve onlarada el koyuyorlar. 

Bu ne korkudur? Bu ne kindir? Bu ne zulümdür Ya Rabbim?
Bu millet için bunca fedakarlıklar yapan bu halkın hiçbir suçu olmayan yaşlı bir kadınına bile tokat atan zihniyet ne aşağılıktır.

Kaynak: Melişyaph Hanife

13 Nisan 2019 Cumartesi

12 Mart 2019 Salı

Çerkez Ethem'in Çerkeslere zararı ne?

Posted by Шlэрэнкъо



Çerkez Ethem Çerkeslere haindir. Hep Çerkes asmış kesmiştir. derler.

Bizde onlara soralım;
 
Kimleri asmıştı o? Astıkları çokmu masumdu?
Bekir Sami Bey ve Rauf Orbay Emre Köye gelip Ethem Beye Yunan işgaline karşı mücadele başlatması için ricacı olduklarında....

Babası Ali Bey;

-"Bir vatanımızı kaybettik Çakır. Bunu da kaybetmek olmaz. Servetsiz yaşanır ama vatansız yaşanmaz. Ne yapmamız lazımsa yapalım." demişti ya...

Bu sözün anlamı nedir?

Bu bahsedilen vatan neresi?

O vatanı kaybedenler kimler? 

Birşey yapılmazsa, bu ikinci vatanından da olacaklar Çerkesler değil de Çingeneler mi?

Yukarıda bahsi geçen söz üzerine Redd-i İlhak mücadelesi başlatan Ethem Bey, Çerkes kimliğinden dolayı bir tek kişi olsun asmış mıdır? Yoksa, mücadeleye sekte vurmaya çalışan her kim olursa olsun akrabalarını dahi olsa  asmamış mıdır?

Ha birde derler ki Çerkesler onun yüzünden çok zarar gördü.

Yine soralım;

Ya Çerkeslere sırf Çerkes oldukları için birçok zulüm uygulayanları, çoluk çocuk demeden asanları, Suçlu suçsuz demeden sürgün edenleri  ilah edinirsiniz de, hedefin sadece kendisi olmadığını, bu zulmün tüm Çerkeslere uygulanacağını bilse idi hiç çekip gider miydi? 
Ankarada taş üstünde taş,  gövde üstünde baş bırakırmıydı? diye sormaz mısınız kendinize?
Siz var ya siz...
Çerkesçilik kisvesi altında Çerkesliğe ihanet edenlersiniz.

Vicdan. Biraz vicdan...

6 Eylül 2018 Perşembe

Resmi Tarih Papağanları

Posted by Шlэрэнкъо


                                 Bugün #BandırmaBelediyesi 'nin kitap tanıtım etkinliğine #EthemBey'in yeğenleri olarak Ufuk Alcan ile birlikte katıldık.
                                 Kitap içeriğinde #ÇerkezEthem'in de yer alması hasebiyle yine resmi tarih papağanı  bir densiz tarafından HAİN olarak ifade edildi. 
                                 Aşağıdaki  #MeclisAraştırmaKomisyonu'nun ilgili belgesi ile o densize haddini bildirdik.


Ethem Beyin "İtibar" Belgesi


RESMİ TARİH NEDEN BUNLARDAN HİÇ BAHSETMEZ?

Ethem Beye her fırsatta "Hain" diyen Kemalistlerden bu sorularımıza cevap bekliyoruz, lütfen(!)

1- Okuduğu ilkokulda (şimon zwi mektebi) sadece Yahudilerin okuyabildiğini biliyor musunuz..??

2- Soyu belirsizdir, “babamı bilmiyorum” demiş... Milattan sonra olmasına rağmen (!) dedesi, nenesi, amcası dayısı teyzesi veya kuzenleri NEDEN yoktur..??
ETHEM BEYİN ANASI BELLİ, BABASI BELLİ. 7 SÜLALESİ ORTADA.

3- Kimliğinde Mustafa ve de Kemal yazmaz… “Kamal Atatürk” yazar.. Mustafa ismini neden red etmiştir.. “Kemal” yerine NEDEN “Kamal” yazdırmıştır..??
ETHEM BEY NE ADINI NE SOYADINI DEĞİŞTİRMEYE İHTİYAÇ DUYMADI.

4- Cenazesi NEDEN yahudi masonik nizam töreni yapılmıştır..??
ETHEM BEYİN CENAZESİ TAM BİR MÜSLÜMAN OLARAK DEFNEDİLDİ.

5- Anıtkabiri yapan mimar NEDEN yahudidir..??

6- Anıtkabir NEDEN mason tapınaklarına benzetilmiştir ve neden “Ruhuna El Fatiha" yazmaz...??

7- İsraild’e neden büstü bulunur ve büstün altında NE yazar..?? İsrail’e hangi gerekçe ile anıtı dikildi..??

8- Son meclis konuşmasında "Kur'anı Kerim" için NEDEN

"gökten indiği sanılan kitapların doğmaları" ironik göndermesiyle İslam'ın temel kaynağına karşı

duruş sergilemiştir?

9- Hz. Peygamber efendimiz için NEDEN arap uşağı diyerek hakaret etmiştir..??
ETHEM BEY SOYDAŞLARINI ALLAH VE PEYGAMBERİN ÖCÜNÜ ALMAK İÇİN SAVAŞA ÇAĞIRMIŞTIR.

10- İngiltere’ye NEDEN sizin valiniz olmaya hazırım diye mektup yazmıştır..??
ETHEM BEY REDD-İ İLHAK CEMİYETİNİ KURARAK ÖRGÜTLENME BAŞLATMIŞTIR.

11- NEDEN hilafeti kaldırarak ingiltere’nin lozanı kabul etmesini sağlamıştır..??

12- Pakistan’dan kurtuluş savaşı için gelen 500.000 liranın 180.000 lirasını (borç olarak) savaş için,

320.000 lirası ile işbankasını kurarak partisi chp'yi bu bankaya NEDEN ortak etmiştir..??
ETHEM BEY AİLESİNİN VARINI YOĞUNU MÜCADELE İÇİN HEBA ETMİŞTİR.

13- 1923 den 1938 e kadar edinmiş olduğu ve saymakla bitmeyen malvarlığını NASIL kazanmıştır..??

14- Trabzon milletvekili Şükrü Beyi adamı topal osmana NEDEN öldürtmüştür..??

15- İstiklal mahkemelerini kurarak 500.000'e yakın insanı NEDEN asmıştır..??

16- Çanakkale savaşında bütün askeri şehit düşen 57. Alayda bir tek kendisi NASIL yara bile almadan kurtulmuştur..??
ETHEM BEY ASKERİ FAALİYETLERİ BOYUNCA TAM 17 KURŞUN YARASI ALMIŞTIR.

17- NEDEN harf inkilabı yaparak bir milleti cahil bırakmıştır..??

18- 1933 e kadar üniversitelerden temizlenen Osmanlı müderrislerin yerine, (sadece İstanbul üniversitesine) NEDEN yahudi 22 profesör ve yahudi 90 asistan yerleştirmiştir..??

19- NEDEN halk aç iken tekel bira fabrikası kurdu ve fuhuşu genelev olarak resmileştirdi..??

20- NEDEN Kur'anı Kerimi toplattırıp ezanı türkçeleştirdi.. NEDEN camileri satıp ahıra çevirdi..??

21- İstanbul’un fetih sembolü Ayasofya’yı NEDEN müze haline getirdi..?? NEDEN fener Rum patrikhanesini müzeye çevirmedi..??

22-Latife hanımdan boşanma sebebi NEDİR..? Ve latife hanımın hatıratları hala NEDEN açıklanamıyor..??

23- Vedat Uşaklıgil'in atanızın hayatındaki yeri NERESİDİR..??

24- Annesi Zübeyde hanım selanik mahkemelerine başvurarak NE talep etmiştir..??

25- Annesinin cenazesine NEDEN katılmamıştır..??

26- Tüm devrimleri NEDEN islama aykırı..??

27- Milli mücadele kahramanı halit paşayı 9 şubat 1925 de meclis koridorunda NEDEN öldürtmüştür..??
O HALİT PAŞA Kİ ETHEM BEYLE BİRLKTE YAKUP CEMİLİN SİNOP CEZAEVİNDEKİ MAHKUMLARI ÇIKARIP SAVAŞA DAHİL ETMESİNE İŞTİRAK ETMŞTİ.

28- 1918 de biten çanakkale savaşından sonra 1953 senesine kadar biz türklerin ziyareti NEDEN yasaklanmıştır..??

29- Halk açlıktan kırılırken sadece yahudilerin taktığı şapkayı NEDEN kanun haline getirmiştir ve NEDEN karşı gelenleri asmıştır..??

30- Kur'anı kerimin ayetleri için NEDEN safsata demiştir..??

31- Sabetay sevi denilen kişiye NEDEN hayranlık beslemiştir..??

32- NEREDE sarhoşken yahudi olduğunu ağzından kaçırmıştır..??

33- 1928 de ''devletin dini islam’dır'' ibaresi NEDEN çıkartmıştır..??

34- 1924 de medreseleri kapatırken, NEDEN azınlık okullarına dokunmadı..??

35- Filistin cephesinde ingilizlerle NEDEN anlaştı..??

36- Abdülhamid Han'ın yahudilere vermediği filistin toprakkarında kurulan israil devletini, ilk Müslüman ülkesi olarak tanıyan NEDEN M.Kamal oldu?

37-''Olmasaydı olmazdık, vatanı düşmanlardan kurtardı diyorsunuz ya'' peki 1936 senesine kadar istanbul NEDEN İngiliz işgali altında kaldı..??

38- 4.000.000 metrekare toprağımızı, lozanda 780.000 metrekareye düşürülmüştür.. Bu ülkeyi lozanda temsil etmeye bizzat NEDEN kendisi gitmemiştir..??

39- Güya denize döküp kovduğumuz ve yendiğimiz yunanlılara batı trakya, egedeki adaları verip üstüne savaş tazminatını NEDEN vermiştir..??

40- 5816 sayılı kanunla korunarak NİÇİN gerçeklerin saklanma gereği duyuluyor.. Ve 5816 sayılı koruma kanunu NEDEN bir yahudi avukat tarafından hazırlamıstır..??

41- NEDEN mason olmayı tercih etmiştir..?? Ve masonluktan NEDEN kovulmuştur..??

42- İttihad ve terakki cemiyetinin kuruluşunda jön türklerle birlikte NEDEN yer almıştır..??

43- Cumhuriyet rejimini kurduktan sonra NEDEN hiç dış bir ülke ziyaretine gitmemiştir..??

44- Dersim katliamını NEDEN yaptırmıştır.. Ve şeyh saidi NE karşılığında affedeceğini teklif etmiştir..??

45- Osmanlı arşivlerini bulgarlara hurda kağıt olarak NEDEN satmıştır..??
36. Otuzaltıncı sorunun yanlışlığını NEDEN hemen fark ettiniz?: Çünkü kişi bazında yanlıştı; o kişi İnönü 'dür!

Birde şu var;
Hangi onurlu insan ülkesini işgal eden ordunun kurmay askerlerinin kaldığı bir otelde aylarca yaşar?

YOKSA BUNLAR SİZİN İÇİN ÖVÜNÇ KAYNAĞI MI?

18 Temmuz 2018 Çarşamba

İnsiyatifçi Murat Özden

Posted by Шlэрэнкъо

Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya... Hep başkalarının anekdotlarını yazmaktan kendime ait bir anekdot yazmayı akıl edemedim bu güne kadar.
İşte şimdi kendimden bir anekdot;
Hatırlarsanız açılım süreciyle eş zamanlı denilebilecek bir ÇHİ( Çerkes Hakları İnsiyatifi) adında bir oluşum gündeme oturdu bir zamanlar. Sözcülüğüne soyunan Murat Özden televizyonlara çıkıp yarım-yamalak Adığabzesi ile giriş konuşması yaparak güya Çerkes haklarının savunuculuğunu yapacaktı. Bende canlı olarak ilgiyle izliyordum. Çünkü ilk defa demokratik haklarımızı çatır çatır isteyecek birileri çıkıyordu ortalığa. Hüsrana uğramam çok uzun sürmedi elbet. Konuşmanın Ethem Bey ile ilgili kısmı bende tam bir şok.
-Şu an karşımda olsa ben onu asarım. gibisinden bir ifade.
Sen onun kılına dokunamazdın da...O şimdi sağ olup, seni bir eline geçirse  görürdün Hanya'yı da Konya'yıda diye geçirdim içimden.

 Meğer diğer Çerkez Ethem düşmanları gibi onunda bir kuyruk acısı varmış. Çok uzun bir zaman geçmeden öğrendim sebebini.
Murat Özden'in köyü Gönen Üçpınar köyünden çok samimi bir arkadaşımızın davetine icabet ederek Üçpınar Köyü'ne gitmiştik birkaç arkadaş. Orada ev sahibi rahmetli İhsan amcayla tanıştık. Ethem Bey'in yakın akrabası olduğumu öğrenince epey kaynattık geçmişten. Konu Murat Özden'e gelince dedesinin komşuları olduğunu, Ethem Bey'in onun dedesinin evini yaktığını, nefretinin kaynağının bu olduğunu söyledi bana rahmetli İhsan amca.
İhsan amcaya tek bir soruyla cevap verdim.
-Rahmetli dayım neden sizin evinize dokunmadı da, onun dedesinin evini yaktı?
İhsan amca;
- Onun dedesi Anzavurcuydu. Anzavurun adamlarıyla Emre Köyde Ethem Bey'in  evini yakanlardandı..

İşte orada çok iyi anladım ki, Ethem Bey'e kim kin kusuyorsa, mutlaka kendinin foyası, akabinde bir kuyruk acısı vardır.

12 Mart 2018 Pazartesi

Yeştuatl'e Hidayet

Posted by Шlэрэнкъо
Yeştuat'le Hidayet




                      #PşışawoEthemBey  #KuvvaiSeyyareyi lağvedip 6 Ocak 1921 de canından aziz

bildiği vatanını terketmek zorunda kaldıktan sonra  #GüneyMarmara bölgesinde bir

#ÇerkezDevleti kurma çalışmaları yapıyorlar bahanesiyle de #GüneyMarmara da  tam bir

#ÇerkeZ  avı başlatılmıştı.

Bölgedeki jandarma birlikleri muhtelif zamanlarda #Çerkez köylerinde evleri  basıyor ne kadar genç

erkek yakalarlarsa karakola götürüp #İstiklalMahkemeleri'nde sözde bir yargılamayla idama

mahkum edilerek muhtelif yerlerde infaz ediliyordu.
                 
                     Bölge #Çerkezleri duruma çare olarak çocuklarını dam, samanlık ya da varsa bağ evi

olanlar oralarda saklamaya başlamışlardı. #YeniZiraatliKöyü'nden  Yeştuatl'e 

Hacı Selman oğlu Hidayet'de bunlardan biriydi. Hidayet  #EthemBey'in amcasının kızı Fahriye

Hanımla evliydi.

#EmreKöy
'de #EthemBey'in amcası Pşışawo İsmail Bey'in samanlığında saklanıyordu  

Fahriye hanım tarafından.
                   
                      Birgün Fahriye hanım  ona yiyecek götürdüğü bir anda jandarma ikisinide samanlıkta yakalıyor.

Hidayet itiş kakış anında çaktırmadan silahını  Fahriye hanıma veriyor. (jandarmalar kadının

üstünü arayamaz ve karakola götürmezler düşüncesiyle). O da  jandarmaya farkettirmeden

koynuna atıyor Hidayet'in kendine verdiği silahı. İkisi birlikte derdest edilip #Mihaliç in

#DağkadıKöyü'ndeki karakola götürülüyorlar. Karakolda bir gece nezarette tutulduktan sonra

#Mihaliç kasabasındaki adliyeye götürülerek hakim karşısına çıkarılıyor ikiside.

Hakim soruyor;

- Ne yapmış bunlar? Nedir bunların suçu?

- Hakim Bey bunlar Çerkez! Bunları Emre Köy'de  Hain Çerkez Ethem'in amcasının 

samanlığında saklanırken yakaladık.

- Lan geri zekalılar. Bu memleket onların sayesinde kurtulmadı mı? Hemen bırakın onları 

bakayım. Gitsinler evlerine.

- Ama hakim bey!!!

-Kesss. Dediğimi yapın. O kadar.

Böylece o kadirşinas hakim sayesinde idam edilmekten kurtulmuştu Yeştuatl'e  Hacı Selman 

oğlu Hidayet.
                       
Allah herkese hidayet versin. Amin.

4 Mart 2018 Pazar

Pşışawko Ali Denizci

Posted by Шlэрэнкъо
Pşışawo Sülale Damgası



Pşışaw Ali Denizci 



Pşışawo Ethem Bey'in İsmail amcasının torunu olan Pşışaw Ali Denizci 1925 Emre Köyü doğumlu

 . 1.90 boyunda, atletik yapılı, sarışın , çakır gözlü kalın kaşları ile adeta Ethem 

Bey'in bir kopyası.

Bir gün Ali Dayıyla muhabbet ederken söz döndü dolaştı Ethem Bey'e geldi.

-Ali dayı sende ne kadar çok benziyorsun ona . dedim .

Bu benzetmeden hoşnut olmuş olacak ki, bir kahkaha attı ve bir anekdot  anlatmaya başladı bana.

1945 yılı olduğunda 20 yaşına gelen Ali dayımız asker olarak Ankara'da

Çankaya Köşkündeki merasim taburuna celp oluyor her nasılsa. Bir sabah merasim talimi yapıldığı

sırada çalışma odasının penceresinden İsmet İnönü'nün dikkatini çekiyor. İşaret parmağıyla Ali

dayıyı göstererek hemen yaverine emrediyor.

- Şu uzun boylu çakır asker kimmiş hemen bir öğren bakalım.

Yaveri:
-Emredersiniz !!! diyerek derhal Ali dayının yanına geliyor.

-Künyeni oku asker. diye emrediyor.

Ali dayımız;
 - ........Emre Köyü'nden.....er  Ali Denizci komutanım!!! gibi bir künye patlatıyor.

-Anlaşıldı asker. diyerek dönüyor ve İnönü'nün yanına dönüyor.  Sorduğu askerin Emre Köyü

 nüfusundan olduğunu söyleyince İnönü'nün suratı asılıyor.

- Hemen onu burdan gönderin. diye emrediyor yaverine.

Öğleden sonra Ali dayımızın görev yeri değiştiriliyor ve Ankara'da başka bir birliğe sevk ediliyor.

30 Ocak 2018 Salı

Gazi Pşışawko Tevfik Bey(1883-1948)

Posted by Шlэрэнкъо

Pşışawko Tevfik Bey(1883-1948)

                         Pşışawko Ethem Bey'in(Nam-ı diğer Çerkez Ethem) İlyas, Nuri ve Reşit Bey'den sonraki en küçük ağabeyi Tevfik Bey kimdir?
                         1864 yılında Kafkasya'dan Balkanlara sürgünle gelen dedesi Pşışawko Abdullah Efendi'nin en büyük oğlu Ali Bey ve eşi Goşehan Hanım'ın 4. oğludur Tevfik Bey. Yıllarca Adığe halkının hiç yakasını bırakmamış savaşların içinde doğmuş, savaş nesillerinin  bir ferdidir. Ağabeyleri İlyas ve Nuri Beyler Balkanlardaki ayaklanmacılarla girdikleri çatışmalarda hayatlarını kaybetmişlerdi. O da büyümüş ve ağabeyi Reşit Bey gibi subay olmuş ve Osmanlı'nın her cephesinde can siperane ayaklanmaları bastırmaya çalışmıştı.
                        1. Dünya Harbinde Almanya ile ortak olan Osmanlı devleti Almanya'nın savaşı kaybetmesiyle yenik sayılmış ve ordusu lağvedilmişti.
                        O dönemden bir anekdot;
                        Tevfik Bey, babası Ali Beyin Bandırma'daki konağının balkonunda oturuyor. Yoldan geçen iki eski askerin onu gayr-i ihtiyari asker selamıyla selamladığını gören eşi Kıymet Hanım sorar;
-Bunlar hala sana niye selam veriyor?
Tevfik Bey- Hı hı hı. Onlar gayet iyi biliyor. Yarın işler tersine dönerse...
                        Lağvedilmiş bir ordunun askeri olan Pşışaw kardeşlerden Reşit Bey son Osmanlı Meclis-i Mebusanına Saruhan Milletvekili olarak girmiş, aynı zamanda Teşkilat-ı Mahsusa üyesi olarakta İstanbul'da  istihbari faaliyetlerde bulunurken, Tevfik Bey Kuşçubaşı Eşref Bey ile Salihli'deki çiftliklerini adeta bir  cephaneliğe dönüştürmüşlerdi.  İran cephesinde yaralanmış Ethem Bey ise, nekahat dönemini atlatmak için  Bursa'nın Mihaliç Kasabasına bağlı Emre Köyü'ndeki baba ocağına dönmek zorunda kalmıştı.
                       Pşışaw kardeşler Anavatanları Kafkasya'yı Ruslardan geri almak için Çerkez ve Kürtlerden oluşan bir ordu kurma çalışmaları yapıyorlardı ki, İngilizler tarafından destekli Yunan ordusunun Anadolu'yu işgal etme hazırlığında olduğu bilgisi bu planlarını alt-üst etmişti. Bu işgali önleyebilmek için büyük bir maddi kaynağa ihtiyaç vardı. Bu kaynağı temin edebilmek amacıyla  her çareye başvuruyorlardı. Bu konudaki girişimlerinden biri de Yunan birliklerinin Anadolu işgali sırasında ihtiyaç duyacakları paranın karşılanması için İngilizler tarafından İzmir valisi Rahmi Bey'e gönderilen parayı her halukarda ele geçirmekti. Rahmi Bey bu parayı Ethem Bey'e güzellikle vermeyince oğlunu kaçırmışlar ve fidye karşılığı serbest bırakmışlardı.
                       Çok kısa bir süre sonra beklenen gerçekleşmiş, Yunan İzmir'e girmişti. Orbay Rauf Bey ile Kundukh Bekir Sami Bey vatanperverliğine, samimiyetine ve savaşçılığına en güvendikleri Pşışaw kardeşlerin evine giderek  Ethem Bey ile babası Ali Bey'e gelişmeleri anlatmış ve bir direniş başlatmaları için onları ikna etmekte hiç zorlanmamışlardı. Hele ki anlatılanları duyan babaları Ali Bey;
                      -Bir vatanımızı kaybettik Çakır, diğerinide kaybetmek olmaz. diyerek onay vermesiyle hiç vakit kaybetmeden bir direniş örgütleme çalışmalarına başlamıştı. Pşışaw kardeşler daha sonraları Kuvva-i Seyyare olarak adlandırılan 10.000 kişilik gerilla savaşçısından oluşan bir ordu kurarak, Yunan ordusuna Ege'yi dar eden büyük bir cephe açmıştı.  Batı Cephesi  Umum Kumandanı Ali Fuat Paşa ile çok iyi bir uyum içerisinde hareket eden Kuvva-i Seyyare Umum Kumandanı  Ethem Bey ve ağabeyi Tevfik Bey her cephede başarıdan başarıya koşuyordu. Taa ki Gediz muharebesinde Yunanın büyük bir bozguna uğratılmasına kadar. Bu başarıyı hiç içine sindiremeyen  Ankara, Ali Fuat Paşa'yı Moskova'ya ataşe olarak atayıp, yerine İnönüyü getirince, İnönünün riyakarlıkları nedeniyle eski uyum bitmiş, yerini kaosa bırakmıştı. Ethem Bey'in olmadığı zamanlarda vekil olarak Tevfik Bey bu orduyu sevk ve idare ediyordu.
                     Bilecik'te İstanbul hükümet temsilcileriyle buluşma bahanesiyle Ankara'ya çağrılan Ethem Bey'e suikast teşebbüsü açığa çıkınca  Pşışaw kardeşlerle Ankara arasında ipler tamamen koptu. her ne kadar kazanma ihtimalleri olmasa da, Batı cephesindeki tüm birliklerini Kuvva-i Seyyare üzerine süren Ankara, sonu tasavvur edilemeyecek derecede  korkunç olacak bir iç savaşa fütursuzca zemin hazırlıyordu.
                     Bir iç savaşın ne derece vahim sonuçlar doğuracağını gayet iyi biliyordu Pşışaw kardeşler. Buna mahal vermemek içindir ki, tarihte eşine rastlanmamış bir strateji geliştirerek birliklerini lağvetmiş, hatta kendi üzerlerine sürülen orduya katılmalarını sağlamışlardı. Kendileri de Yunan'dan geçiş hakkı talep ederek savaşmaktan feragat etmişlerdi. Bu feragati kendileri için çok iyi bir koz olarak kullanan Ankara çoktan hain! olarak ilan etmiş oldukları Pşışaw kardeşleri 150likler listesinin en başına koymuştu. Yıllarca sürgün hayatı yaşayan Pşışaw kardeşler,  150 liklere af çıkınca Ethem Bey hariç yurda dönmüşlerdi.
                     Tevfik Bey Emre Köy'de tam bir açık hapishanede yaşıyordu. Öyle bir tecrit edilmişti ki, hiç kimse ne bir selam verebiliyor, nede selamını alabiliyordu. Kim ki onunla selamlaşsa yada tek bir kelime konuşsa köydeki muhbirler jandarmaya ihbar ediyordu. İhbar edilen kişi Dağkadı'daki jandarma karakoluna götürülüyor ve saatlerce sorguya çekiliyordu. Bu durum dayak ve işkenceye varabiliyordu.
                      Tevfik Bey yaşadıklarından kahroluyordu. Üzüntüsünden verem olmuştu son yıllarında. Bandırma'da tedavi oluyordu. Sıcak bir yaz günüydü. Güneş sabahtan daha kavurmaya başlamıştı ortalığı. Tevfik Bey her hafta belli bir günde Dağkadı karakoluna imzaya gitmek zorundaydı. Bandırma'dan Akçapınar yoluna kadar vasıta ile gelmişse de, oradan Emre Köy'e yaya olarak gitmek zorundaydı. Yaya olarak Eski Ziraatlı'yı geçmişti. Yeni Ziraatli Köyü'nden K'oh Rahmi henüz çocuktu ve Salih amcasıyla tarlaya gidiyorlardı. Amcası Yokuş aşağı sallanarak gelen Tevfik Bey'i uzaktan daha tanımıştı.
-Oooo. Bak. Pşışawko Tevfik bu gelen.
Hemen  öküz arabasını durdurup  gelmesini beklediler. Selamlaştılar. Amcası;
- Gel köyde birşeyler ikram edeyim. Biraz muhabbet ederiz. Hem yorulmuşsundur. Dinlenirsin biraz.
- Allah razı olsun da. Dağkadı'ya imzaya yetişmem lazım. onun için vakit kaybedemem.
Tevfik Bey K'oh Rahmi'ye seslenir;
- Evlat! Varsa bana bir bardak su verirmisin?
K'oh Rahmi derhal testiden bir bardağa su doldurmaya hazırlanıyordu ki, Tevfik Bey hastalığını başkalarına bulaştırmamak için cebinde taşıdığı bardağını çıkararak;
- Hayır! O olmaz. Buna doldur. der.
 K'oh Rahmi de onun uzattığı o bardağa suyu doldurur. Tevfik Bey suyu içtikten sonra vedalaşırlar ve Tevfik Bey yine bir  imza için Dağkadı yollarına düşer.
                      Bir gün Tevfik Bey Emre Köydeki kahvenin bir köşesinde tek başına  otururken Jandarma içeri giriyor.
Jandarma Karakol Başçavuşu;
- Herkes ayağa kalksın. Arama var!
Tevfik Bey dahil herkes ayağa kalkıyor. Başçavuş Her hafta imza vermeye gelen Tevfik Bey'e karşı antipati beslediği  için hemen onun yanına giderek her daim yaptığı gibi onu azarlıyor ve ağza alınmayacak küfürler ediyor. Tevfik Bey Başçavuşun hakaretlerine alışkın olduğundan ve çaresizlikten dolayı sineye çekiyor her şeyi. Tevfik Bey çekiyor da, o anda orada bulunan misafir Çerkeslerin çok ağırına gidiyor şahit oldukları durum. İçlerinden birisinin akrabası olan Bursa Vilayeti Jandarma Kumandanı Albay Huşt Tahir Şevki Bey'i Bursa'da ziyaret ederek durumu izah ediyor.
-Tamam. İlgileneceğim. Ben gerekeni yaparım. Siz durumu takip edin. diyerek onları yolcu ediyor Huşt Tahir Şevki Bey.
                     Ertesi gün tek başına doğru Dağkadı Karakoluna gidiyor. Başçavuşu da yanına alarak, denetleme bahanesiyle  önce Keçiler Köyü'ne uğrayıp birlikte Emre Köy'e geçiyorlar.
Hem yaşadığı tecrit durumu hemde ona eklenen yakalandığı verem hastalığı nedeniyle yine tek başına kahvenin bir köşesinde oturan Tevfik Bey'e Başçavuşun her zaman yaptığı hakaretlere Albay Tahir Şevki Bey  gözleriyle şahit oluyor. Ancak hiç müdahale etmiyor. Birlikte yeniden Dağkadı'ya dönerken, Emre Köyü eski mezarlığının yanına geldiklerinde Huşt Tahir Şevki Bey beylik tabancasının namlusunu Başçavuşun ağzına sokuyor.
-Eğer bir daha o adama en ufak bir saygısızlık yaptığını görür yada duyarsam, seni bu mezarlığa diri diri gömerim. Bundan sonra ayağını denk al. Yoksa karışmam. diye  tehdit ediyor.
                     Tevfik Bey bu olaydan sonra o Başçavuşun hakaretlerinden kurtuluyor.
Ethem Bey'in kaleminden Tevfik Bey;
Derin Tarih- Çerkez Ethem Meydan Okuyor(Sayfa 77)

Derin Tarih- Çerkez Ethem Meydan Okuyor(Sayfa 78)

                     Vatan için bunca fedakarlıklar yapan bu insan 1948 de Emre Köy'de göz hapsinde iken vefat etmiştir.
                      Allah Rahmet Eylesin! Nur içinde yat ey Tağemate.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Subscribe Now: standard

Translate