dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2012 Perşembe

Uygarlar&Barbarlar

Posted by Шlэрэнкъо







Uygar(lar)

  1. Asla sahip olduklarıyla yetinmez(şükretmez)ler,
  2. Asla başkalarının insan haklarına saygı göstermez(zaten onlar ezilmesi gereken böcektir)ler,
  3. Asla Dünya'da huzur olması işlerine gelmez. Çünkü en gelişmiş savaş teknolojilerine sermaye yatıran onlardır. 
  4. Bu avantajlarına güvenerek geri kalmış toplumları türlü şekilde rahatsız edip kimyalarını bozarlar,
  5. .  Reaksiyonla karşılaştıklarında ise onları "barbar" lıkla itham eder,  100lerce Km.  uzaktan bir düğmeye basarak gönderdikleri bombalarla hiç yüzünü bile görmediği masumların canını alabilirler. Bu ölenler kim tarafından ne sebeple öldürüldüğünü bilme şansına bile sahip olamazlar. 
Uygarlar yaptıkları bu katliamlara "demokrasi tesis etme",  "terörle mücadele" kılıfı geçirerek teknoloji yönünden geri kalmış toplumları tar-ü mar ederler.







Barbar(lar)


  1. Her daim  kendilerinden daha kötü durumda olanlara bakıp şükrederler.
  2. Bütün insanların eşit  yaratıldığına inanarak, hiçbir din, kitap ve peygamberi aşağılayamazlar,
  3. Dünya'nın heryerinde barış ve huzurun hakim olmasını isterler. Çünkü tek dertleri ailelerinin geçimini sağlıyacak maddi kaynağı sağlayabilmektir. Fazlasını ise hayır-hasenat  işleyebilmek için kullanırlar.
  4. Hiçbir teknolojik üstünlüğe sahip olmadıkları ve akabinde başlarına gelebilecekleri çok iyi bildikleri  için uygarlara karşı bir kışkırtma eylemine girişemezler.
  5. Uygarlar tarafından herhangi  bir şekilde kimyaları bozulduğunda, tek yapabildikleri bireysel/kitlesel eylemlerle içgüdüsel reaksiyon gösterek bazen taşkınlıklar yaparlar. Ancak kendilerinin canınıda ortaya koyarak can alırlar çoğu zaman. 

6 Mayıs 2011 Cuma

Bitmeyen "Ulu Meşe" Masalı

Posted by Шlэрэнкъо

Yaşını hiç kimsenin bilmediği ulu bir meşe ağacı varmış. Her kış mevsiminde mecburen yapraklarını döker, bazende çok sert fırtınalara yakalanıp dallarının kırıldığı da çok olurmuş. Ancak her bahar gelişinde öyle bir sevinirmiş ki, yine yemyeşil yapraklar açıp, tekrar yeryüzüne birçok palamut serpiştirebileceği için. Nasıl sevinmesin ki, kış boyu yapayalnız haldeyken yemyeşil yapraklara bürününce bir başka güzel olduğunu, üzerine kuşların yuva yaptığı, bu şekilde hem dış tehlikelerden korunduğu hem de neş'eli ve mutlu olduklarını her şekilde belli eden ötüşlerini duymak, türlü böceklerin onun sayesinde beslendiği, onlar için kendisinin adeta bir sığınak olduğunu bilmek, hele ki o kendi neslinin devamını sağlayacak palamutları yeterince olgunlaşıp, türlü şekillerde toprağa karıştığını ve etrafında sürekli genişleyerek büyüyen bir ormanın oluştuğunu görmek en büyük mutluluk kaynağı imiş onun için. Ancak bazıları da kurda kuşa yem olup, uzak diyarlara gitmek zorunda kalıyormuş bazen. Oralarda çok çetin yaşam mücadelesi vermek gerekiyormuş, yabancı diyarlarda üstelik tek başına oldukları için. Kendilerinin ait oldukları bir ormanın varlığını biliyorlarmış ama ne çare. Bulunduğu yere hasbelkader tamda kök salmaya başlamışken, tekrar ait olduğu ormana karışmak için ne kadar yanıp tutuşsalar da, göze alamadıkları birçok şeyi bahane ederek oldukları yerlere dahada derin kök salmaya devam ediyorlar ve de üstelik onlardan istifade edenler buna hep engeller çıkarıyorlarmış.

Yine güzel bir bahar günü yapraklar kendi aralarında fısıldaşıyormuş;
- Biz olmasak bu meşe bir şeye benzemez. Bizim sayemizde böyle yemyeşil ve güzel görünüyor. Hiç farkettinmi biz yokken nasıldı, şimdi ne halde?
- Öyle deme!!! Aslında biz onun sayesinde varız. O bizim hayat kaynağımızdır. Düşünsene bir, o olmasaydı biz olurmuyduk? Biz sadece bir bahar varız. Kış geldiğinde, rüzgarlarla her tarafa savrulup, kupkuru bir şekilde toprağa düşerek yok olup gideceğiz. Fakat o yine dimdik ayakta, daha gelişmiş bir halde, yine yeni yapraklar açmayı bekleyecek ve yepyeni yapraklara hayat verecek.

Yaprakların kendi aralarındaki fısıldaşmalarını duyan bir palamut hemen muhabbete katılmış;
-Arkadaşın çok haklı. Tabiki sizler sonbahar geldiğinde kuruyup gideceksiniz. İşte o zaman yerinizde yeller esecek. Siz hiç boşuna böbürlenmeyin. Asıl biz değerliyiz onun için. Çünkü bizler sizin gibi kuruyup gitmeyeceğiz. Bizde toprağa kök salıp, onun gibi meşe ağacı olacağız. Hem kimbilir, bizde belki ilerde onun gibi ulu bir ağaç olabiliriz. Ulu bir meşe olamasak bile en azından bu ormanın bir parçası oluruz. Yani biz olmasak o burada yapayalnız kalacağı için, onun da burada pek fazla yaşama şansı yok bence.

Daha palamadun sözü biter birmez konuşmaları duyan "ulu meşe"nin dalı hiddettle azarlamış hepsini;
- Ey haddini bilmez gafiller. Siz kendinizi ne sanırsınız? Güçlü olmanın yolu, birlik olmaktır. Birlik olmanın yoluda oraya buraya savrulmak değil, bir "ulu meşe"ye dal-budak olmaktır. Hele en güzeli, herbiri ulu bir meşe ile dolu büyük bir orman olmaktır.

3 Aralık 2010 Cuma

Wikileaks

Posted by Шlэрэнкъо



!!!Conguratulation  Mr. J. Assange.!!!Tie bandits feared from Wikileaks!!! They are attacted such as dog rabies and it is closed now:(

14 Kasım 2010 Pazar

Adem&Havva

Posted by Шlэрэнкъо


               Хъадэм(э)=Khadem(e):Adem.


               Хъа= Kha:İnsan(beden olarak) Хъадэ= Khade:Ölü,Ceset. Хъадэм(э)= Ölümlü,Fani,Kul,Hizmetçi.


Allah(c.c) Adem'i kendine kul olarak yaratmış ve Хъадэм(э) olarak adlandırmış.


               Хъафыгъ(э)= Khafığ(e):Havva
               Хъа= Kha:İnsan(beden olarak) фы= Fı:Alınan, Sahip olunan(Elde edilen), гъ(э)= Ğ(e):olumluluk eki. фыгъ(э)= Fığ(e):Örülmüş,Hediye,Armağan. Хъафыгъ(э)= Hediye İnsan, Eş.


Allah(c.c) Adem'i yarattıktan sonra, onun Dünya'da tek başına yaşamasının zor ve neslinin devamının imkanı olmadığından ona Havva'yı eş olarak yaratmış ve hediye etmiştir. хъафыгъ(э) adı buradan gelmektedir.

8 Ekim 2010 Cuma

We been get in to a sign. We're going to Doomsday!!!

Posted by Cherenqo


               Just like I told a self-respected. He determined that up to a place, thinking he gives him the right man from the ground up into the sky. How? Namely; Burning and burned without realizing we each object between the Earth and the sun will break cosmic balance. World is closer to the Sun. Because the Earth's mass is slightly smaller have. We're growing rapidly approaching towards the sun. The result inevitably !!!!????


Binmişiz  bir alamete, Gidiyoruz Kıyamete.!!!

Böyle söylemiş bir zat-ı muhterem. Düşündükçe yerden göğe kadar haklı olduğunu anlıyor insan. Nasıl mı?  Şöyle ki;  Yanan ve yakılan tüm maddeler  Dünyamızın kütlesinde küçülmeye yol açarak, Dünya ile Güneş arasındaki kozmik dengenin  bozulmasına ve Dünya'nın Güneş tarafından giderek artan bir şekilde daha güçlü olarak kendine doğru çekmesine sebep oluyor.  Veeeee   kaçınılmaz son!!!! 



İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Subscribe Now: standard

Translate